Yöntemler · Sıralama
SMAA-2 (Stochastic Multicriteria Acceptability Analysis 2)
SMAA-2, SMAA'nın yalnız "kim birinci çıkıyor" sorusuna baktığı yeri genişletir: her seçeneğin her sırada (birinci, ikinci, sonuncu…) ne sıklıkta çıktığını hesaplayıp bunları tek bir bütünsel puanda birleştirir.
Temel yöntemin veri türü: Olasılıksal (Stochastic)
Yöntem Nedir?
SMAA-2, elinizde bir karar tablosu olduğunda ama kriter ağırlıklarını kesin biçimde bilmediğiniz durumlar için geliştirilmiş, SMAA'nın doğrudan devamı olan bir sıralama yaklaşımıdır. SMAA yalnızca "bu seçenek hangi olasılıkla birinci çıkıyor" sorusuna bakar; oysa iki seçenek arasında biri hiç birinci çıkmasa da hep ikinci çıkıyorsa, bu seçenek de değerli olabilir. SMAA-2 bu ayrıntıyı yakalar: her seçeneğin birinci, ikinci, üçüncü… her sırada ne sıklıkta çıktığını (tam sıra dağılımını) hesaplar, sonra bu sıraları "birinci olmak ikinciden, ikinci olmak üçüncüden daha değerlidir" mantığıyla ağırlıklandırıp tek bir bütünsel kabul edilebilirlik puanında birleştirir. Lahdelma ve Salminen tarafından 2001'de, grup kararlarında SMAA'yı bu yönde genişletmek için önerilmiştir.
Yöntemin Felsefesi
SMAA-2'nin arkasındaki fikir, "yalnız birinciliğe bakmak bilgi kaybettirir" düşüncesidir. Bir seçenek hiçbir ağırlık kombinasyonunda birinci çıkmasa da neredeyse her kombinasyonda ikinci çıkıyorsa, bu seçenek "hep sonuncu olan" bir seçenekten çok daha güçlüdür; ama SMAA'nın yalnız birinci sırayı sayan hâli bu farkı göstermez. SMAA-2, sıraların tamamını hesaba katıp bunları "meta-ağırlık" adı verilen, birinciliğe en çok, sona en az değer veren azalan bir katsayı dizisiyle birleştirir. Böylece "neredeyse hep ikinci" bir seçenek, "yarı yarıya birinci yarı yarıya sonuncu" bir seçenekten daha yüksek bir bütünsel puan alabilir.
Bu fikrin bir sonucu vardır: SMAA-2, SMAA'nın uzlaşma arayan felsefesini korur ama "istikrarlı biçimde iyi" olmayı "bazen mükemmel bazen kötü" olmaktan ayırt edebilen daha ayrıntılı bir araçtır. Grup kararlarında, farklı paydaşların farklı ağırlıklar savunduğu ve "kimseyi en kötü sonuca mahkûm etmeyen" bir seçeneğin arandığı durumlarda bu ayrım özellikle değerlidir.
Yöntem Nasıl Çalışır?
Yöntem altı adımda ilerler.
Birinci adım, belirsizliğin ve meta-ağırlıkların tanımlanması. Ölçüm değerlerindeki belirsizlik ve ağırlıklar hakkındaki (varsa) ön bilgi tanımlanır; ayrıca "birinci sıra ikinci sıradan ne kadar daha değerli" sorusunu cevaplayan, birinciden sona doğru azalan bir meta-ağırlık dizisi seçilir. Ön bilgi yoksa standart, azalan bir dizi (merkezi ağırlıklar) varsayılan olarak kullanılır.
İkinci adım, binlerce örneklemin çekilmesi. Ölçüm belirsizliğinden ve ağırlık dağılımından çok sayıda (tipik olarak on binlerce) rastgele örnek çekilir.
Üçüncü adım, her örneklemde toplam puan hesabı. Her örneklemde her seçeneğin ağırlıklı toplam puanı hesaplanır.
Dördüncü adım, tam sıra dağılımının çıkarılması. SMAA'dan farklı olarak yalnız birinci sıra değil, her seçeneğin her mümkün sırada (birinci, ikinci, üçüncü…) ne sıklıkta çıktığı ayrı ayrı sayılır. Bu, "sıra kabul edilebilirlik matrisi" olarak adlandırılır.
Beşinci adım, bütünsel puanın hesaplanması. Her seçeneğin her sıradaki sıklığı, ikinci adımdaki meta-ağırlıklarla çarpılıp toplanır; bu, seçeneğin bütünsel kabul edilebilirlik puanıdır. Merkezi ağırlık vektörleri de burada hesaplanır.
Altıncı adım, sıralama ve güven faktörü. Seçenekler bütünsel puana göre sıralanır; her seçeneğin merkezi ağırlığıyla tekrar hesap yapılıp bir güven faktörü çıkarılır.
Adımların formülleri, ara tablolar ve atıf biçimleri DecisionMind'daki yöntem sayfasında verilir; bu kart formül taşımaz.
Çıktı Nasıl Yorumlanır?
Bütünsel kabul edilebilirlik puanı, bir seçeneğin yalnız birinci değil bütün sıralardaki performansının, birinciliğe daha çok değer veren bir ağırlıklandırmayla özetlenmiş hâlidir. Bu puan bir yüzde ya da olasılık değildir, farklı seçeneklerin göreli gücünü karşılaştırmak için kullanılan bir endekstir. Yüksek bir bütünsel puan, "seçeneğin ya sık sık birinci çıktığı ya da neredeyse hiç kötü sıralara düşmediği" anlamına gelir; bu ikisi arasındaki fark, sıra kabul edilebilirlik matrisine bakılmadan anlaşılamaz. Rank-1 (yalnız birinci çıkma) indeksiyle bütünsel puan karıştırılmamalıdır; bir seçenek düşük rank-1'e sahip olsa da yüksek bütünsel puan alabilir.
Bu nedenle:
"SMAA-2 en iyi seçeneği buldu"
yerine:
"Bütün sıralar dikkate alındığında, birinciliğe verilen ek değerle birlikte en yüksek bütünsel puanı bu seçenek almıştır; bu seçeneğin yalnız birinci çıkma sıklığı farklı bir sayıdır ve ayrıca raporlanmalıdır"
biçiminde yazmak doğrudur.
Veri Türü ve Girdiler
SMAA-2 olasılıksal (stokastik) veriyle çalışır: ölçüm değerleri kesin ya da bir belirsizlik dağılımıyla, ağırlıklar da kesin sayılar yerine bir olasılık dağılımı olarak ele alınır. DecisionMind'da şu an SMAA-2'nin ayrı bir uzantısı yoktur; yakın akrabası SMAA, yalnız birinci sırayı dikkate alan daha basit biçimdir.
Elinizde şunlar olmalı: satırlarda seçenekler, sütunlarda kriterler, her hücrede bir ölçüm değeri (isteğe bağlı belirsizlik payıyla), her kriter için yön bilgisi. SMAA-2 dışarıdan kesin bir ağırlık kümesi istemez. Ek olarak bir meta-ağırlık dizisi (birinci sıranın ikinciden, ikincinin üçüncüden ne kadar değerli sayılacağı) tanımlanmalıdır; bir tercih yoksa standart azalan bir dizi kullanılır. Seçenek sayısı arttıkça sıra kabul edilebilirlik matrisinin boyutu (seçenek sayısının karesi kadar hücre) büyür; örneklem sayısı on binler mertebesinde tutulmalıdır.
Ne Zaman Kullanılır, Ne Zaman Kullanılmaz?
Ağırlıklar üzerinde uzlaşma yoksa ve yalnız "kim birinci" değil "kim istikrarlı biçimde iyi" sorusuna da cevap gerekiyorsa, özellikle grup kararlarında ve çok paydaşlı süreçlerde SMAA-2 uygundur. Tipik alanları büyük altyapı projeleri, kamu politikası ve grup uzlaşısı gerektiren kararlardır.
Kullanılmaması gereken durum, yalnız birinciliğin önemli olduğu, "ikinci ya da üçüncü olmanın" bir değer taşımadığı seçim durumlarıdır; böyle bir durumda SMAA'nın daha basit hâli yeterlidir ve SMAA-2'nin ek karmaşıklığı gerekmez. Ayrıca meta-ağırlık dizisinin nasıl seçileceği konusunda paydaşlar arasında uzlaşma yoksa, bu ek belirsizlik kaynağı sonucu daha da tartışmalı hâle getirebilir.
Ağırlık belirsiz, yalnız birincilik önemli → SMAA
Ağırlık belirsiz, istikrarlı iyilik de önemli, grup kararı → SMAA-2
Ağırlık zaten net, tek kesin sonuç isteniyor → TOPSIS, SAW, VIKOR
Meta-ağırlık üzerinde de uzlaşma yok → Önce meta-ağırlık tartışması, sonra SMAA-2
Güçlü Yanları
SMAA-2'nin en önemli üstünlüğü, SMAA'nın yalnız birinciliğe odaklanmasının kaybettirdiği bilgiyi geri kazandırmasıdır; "istikrarlı biçimde iyi" olan bir seçeneği "bazen mükemmel bazen kötü" olan bir seçenekten ayırt edebilir. Grup kararlarında, hiçbir paydaş grubunu tamamen dışlamayan bir uzlaşma seçeneği bulmak için özellikle uygundur. Meta-ağırlık dizisi ayarlanabilir bir parametredir; "yalnız birincilik önemli" ile "istikrarlı iyilik önemli" arasındaki tercih açıkça ifade edilebilir.
Zayıf Yanları
Sınırlılıkları yöntemin ek karmaşıklığından gelir. Birincisi, meta-ağırlık dizisinin seçimi (birinciliğin ikincilikten ne kadar değerli sayılacağı) sonucu doğrudan etkiler ve bu seçim için tek bir "doğru" cevap yoktur (Lahdelma ve Salminen, 2001, §4.2). İkincisi, sıra kabul edilebilirlik matrisinin boyutu seçenek sayısının karesiyle büyür; çok sayıda seçenekte bu matrisin tamamını yorumlamak zorlaşır, genellikle yalnız bütünsel puana bakılıp ayrıntı gözden kaçırılır. Üçüncüsü, temel biçimiyle toplamalı bir puan fonksiyonu kullandığı için SMAA gibi telafi edici bir mantık taşır. Dördüncüsü, örneklem sayısı yeterince büyük tutulmazsa (on binin altında) hem sıra kabul edilebilirlik matrisi hem bütünsel puan kararsız çıkabilir (Tervonen ve Figueira, 2008).
Sık Yapılan Hatalar
En yaygın hata, meta-ağırlık dizisini "toplamı bir olan bir olasılık dağılımı" gibi ele almaktır; oysa standart tanım birinci sıranın katsayısını 1 olarak sabitler, toplamı 1'e normalize etmez. İkinci hata, bütünsel puanı rank-1 (yalnız birincilik) indeksiyle karıştırmaktır; bir seçenek her ikisinde de farklı sıralarda çıkabilir ve ikisi ayrı ayrı raporlanmalıdır. Üçüncü hata, sıra kabul edilebilirlik matrisine hiç bakmadan yalnız bütünsel puanı okumaktır; bu, "neden bu seçenek öne çıktı" sorusunun cevabını gizler. Dördüncü hata, örneklem sayısını düşük tutup sonucu kararlı saymaktır.
Temel ilke şudur:
SMAA-2'nin bütünsel puanı, bir seçeneğin bütün olası sıralardaki performansının meta-ağırlıklarla özetlenmiş hâlidir; yalnız birincilik oranıyla aynı şey değildir ve ikisi birlikte okunmalıdır.
Vakalar
Her vaka bir karar tablosuyla başlar, yöntemin bu tabloya ne yaptığını kelimeyle anlatır ve sonucun nasıl okunacağını gösterir. Birinci vaka yöntemin kurucu kaynağındaki gerçek örneğe dayanır; sıralama makalenin kendi tablosundan alınmıştır. Diğer vakalar öğretici kurgudur.
1. Kamu: Helsinki liman inşaatı için on üç seçenek arasında öncelik (Lahdelma ve Salminen, 2001)
Helsinki bölgesinde bir liman inşaatı kararında, gemi kanalı seçeneğiyle üç kara yolu güzergâhı (A, B, C) ve dört demir yolu bağlantısının (1, 2, 3, 4) kombinasyonlarından oluşan on iki seçenek, bir de "hiç yeni liman yapılmasın" (SIFIR) seçeneğiyle birlikte toplam on üç seçenek karşılaştırılmaktadır. On bir ölçüt vardır: üç maliyet göstergesi (azı iyi), iki kapasite göstergesi (çoğu iyi), bir çevresel gösterge (azı iyi), istihdam etkisi (çoğu iyi), iki sosyo-çevresel gösterge (çoğu iyi), gürültü göstergesi (azı iyi) ve güvenlik göstergesi (çoğu iyi). Ölçüm değerlerinin her biri, kriter aralığının onda biri kadar bir belirsizlik payı taşımaktadır. Ağırlıklar hakkında hiçbir ön bilgi yoktur; 113 karar vericinin ortaklaşa kabul ettiği doğrusal bir fayda fonksiyonu kullanılmış, meta-ağırlıklar olarak "merkezi" (centroid) adı verilen, birinci sıranın katsayısı 1 olacak biçimde ölçeklenen standart bir azalan dizi seçilmiştir.
Yöntem on binlerce örneklemde on üç seçeneği sıralar; her seçeneğin her sıradaki sıklığını sayar ve bunları merkezi meta-ağırlıklarla birleştirerek bütünsel bir kabul edilebilirlik puanı çıkarır.
| Sıra | Seçenek | Bütünsel puan (a^h) |
|---|---|---|
| 1 | Kanal + Yol C + Demiryolu 3 | 0,61 |
| 2 | Kanal + Yol C + Demiryolu 1 | 0,49 |
| 3 | Kanal + Yol B + Demiryolu 3 | 0,42 |
| 4 | Kanal + Yol C + Demiryolu 4 | 0,41 |
| 5 | Kanal + Yol B + Demiryolu 4 | 0,39 |
| 6 | Kanal + Yol A + Demiryolu 3 | 0,35 |
| 7 | Kanal + Yol B + Demiryolu 1 | 0,33 |
| 8 | Kanal + Yol A + Demiryolu 4 | 0,31 |
| 9 | Kanal + Yol A + Demiryolu 1 | 0,28 |
| 10 | Yeni liman yapılmasın (SIFIR) | 0,14 |
| 11 | Kanal + Yol C + Demiryolu 2 | 0,14 |
| 12 | Kanal + Yol B + Demiryolu 2 | 0,14 |
| 13 | Kanal + Yol A + Demiryolu 2 | 0,07 |
Sonuç şöyle okunur. Yol C ve Demiryolu 3 bağlantısını içeren kombinasyon, on üç seçenek arasında en yüksek bütünsel puanı almıştır; bu, hem çeşitli ağırlık kombinasyonlarında sık sık üst sıralarda çıktığı hem de hiçbir ağırlık kombinasyonunda çok kötü bir sıraya düşmediği anlamına gelir. Dikkat çekici nokta, "hiç yeni liman yapılmama" seçeneğinin (SIFIR) on üç seçenek arasında ortalarda, iki demiryolu-2 kombinasyonuyla aynı düzeyde kalmasıdır; bu, demiryolu 2 bağlantısını içeren kombinasyonların, hiçbir şey yapmamaktan daha iyi görülmediğini gösterir.
Komisyon burada tereddüt eder: birinci ve ikinci sıradaki iki seçenek de Yol C ve Kanal'ı paylaşmaktadır, aralarındaki fark yalnız demiryolu bağlantısındadır (3'e karşı 1). Meta-ağırlık dizisi "yalnız birincilik önemli" biçiminde değiştirilseydi (yani SMAA'nın rank-1 indeksine dönülseydi) sıra aynı mı kalırdı, yoksa değişir miydi kontrol edilmelidir; ayrıca demiryolu 2'nin bu kadar geride kalmasının nedeni (hangi kriterde zayıf olduğu) ayrıca incelenmelidir.
Raporda: "On bir ölçüt ve on üç seçenek arasında, merkezi meta-ağırlıklarla en yüksek bütünsel puanı Yol C ve Demiryolu 3 kombinasyonu almıştır (0,61); demiryolu 2 bağlantılı üç kombinasyon, hiç yeni liman yapılmama seçeneğinden daha iyi görülmemektedir."
Kaynak: Lahdelma ve Salminen (2001), §5, Tablo 1, Tablo 3 ve Tablo 4 (bütünsel sıra sütunu). Sıralama ve bütünsel puanlar makalenin kendi Monte Carlo sonucudur (K=10.000); DecisionMind'ın motoru aynı veri ve meta-ağırlıklarla aynı sıralamayı üretmektedir, ancak Monte Carlo örnekleminin doğası gereği bütünsel puanların ondalık basamaklarında küçük koşumdan koşuma farklar olabilir.
2. Eğitim: Üniversitenin üç kampüs genişleme planı arasında grup kararı
Bir üniversite senatosu üç genişleme planından (yeni yurt bloğu, araştırma merkezi, spor kompleksi) birine öncelik verecektir. Ölçütler: öğrenci memnuniyetine katkı, araştırma çıktısına katkı, maliyet (azı iyi) ve tamamlanma süresi (azı iyi). Senato üyeleri arasında ağırlık konusunda görüş ayrılığı vardır; bazı üyeler yalnız hangi planın "kesin kazanan" olduğunu değil, hangi planın hiçbir üye grubunu tamamen hayal kırıklığına uğratmayacağını da bilmek istemektedir.
SMAA-2 binlerce ağırlık kombinasyonu dener, her planın her sıradaki sıklığını sayar. Diyelim ki araştırma merkezi hiçbir kombinasyonda birinci çıkmamış ama neredeyse hiçbir kombinasyonda da sonuncu olmamış, hep ikinci sırada kalmıştır; yurt bloğu bazı kombinasyonlarda birinci bazılarında sonuncu çıkmıştır. Bütünsel puanda araştırma merkezi öne geçebilir, çünkü meta-ağırlıklar istikrarlı ikinciliği ödüllendirir.
Senato burada tereddüt eder: "hiç birinci olmayan bir plan nasıl önerilir" sorusu haklı bir itirazdır; rapor bunu SMAA'nın rank-1 indeksiyle bütünsel puan arasındaki farkı açıklayarak yanıtlamalıdır. Meta-ağırlık dizisinin seçimi burada kararın kendisini belirlemektedir ve bu seçim senatoya açıkça sunulmalıdır.
Raporda: "Araştırma merkezi hiçbir ağırlık kombinasyonunda birinci çıkmamış, ama neredeyse hiçbirinde sonuncu da olmamıştır; bütünsel puanda öne çıkması, istikrarlı iyiliğe verilen değerden kaynaklanmaktadır ve bu tercih senatoya ayrıca sunulmalıdır."
3. Enerji: Bölge enerji kurulunun üç yenilenebilir enerji portföyü arasında seçim
Bir bölge enerji kurulu üç portföyden (güneş ağırlıklı, rüzgâr ağırlıklı, karma) birini önceliklendirecektir. Ölçütler: kurulu güç kapasitesi (çoğu iyi), yatırım maliyeti (azı iyi), şebeke istikrarına katkı puanı (çoğu iyi) ve arazi kullanım etkisi (azı iyi). Ağırlıklar hakkında paydaşlar (yatırımcılar, çevre grupları, şebeke operatörü) arasında uzlaşma yoktur.
SMAA-2 binlerce kombinasyon dener. Diyelim ki karma portföy hiçbir kombinasyonda en yüksek puanı almamış ama şebeke operatörünün önemsediği istikrar kriterine ağırlık verildiğinde ikinci, çevre gruplarının önemsediği arazi etkisine ağırlık verildiğinde de ikinci sırada kalmıştır; güneş ve rüzgâr ağırlıklı portföyler ise birbirine karşı uç sıralarda (biri birinci diğeri sonuncu) çıkmaktadır.
Kurul burada tereddüt eder: karma portföyün bütünsel puanı, "kimseyi tamamen dışlamayan" bir uzlaşma seçeneği olarak yüksek çıkabilir; ama bu, hiçbir paydaş grubunun "en çok istediği" seçenek olmadığı anlamına da gelir. Rapor bu gerilimi açıkça göstermelidir.
Raporda: "Karma portföy hiçbir ağırlık kombinasyonunda birinci çıkmamıştır, ancak hiçbir paydaş grubunun ağırlığında da son sıraya düşmemiştir; bütünsel puanda öne çıkması bir uzlaşma seçeneği olmasından kaynaklanmaktadır."
4. Yapılmaması Gereken
Birinci vakadaki on üç seçenek arasında, birinci sıradaki kombinasyonun 0,61 bütünsel puanını "yüzde 61 ihtimalle en iyi seçenek budur" diye okumak yanlıştır; bu puan yalnız bütün sıralardaki performansın meta-ağırlıklarla özetlenmiş bir endeksidir. İkinci yanlış, demiryolu 2 bağlantılı üç kombinasyonun SIFIR seçeneğiyle aynı düzeyde kaldığını görmezden gelip bu üç kombinasyonu "hiçbir şey yapmamaktan iyi" diye sunmaktır; sayılar tam tersini göstermektedir. Üçüncü yanlış, meta-ağırlık dizisini hiç değiştirmeden tek bir bütünsel puan tablosuna bakıp "kesin kazanan budur" demektir; farklı meta-ağırlık seçimleriyle (örneğin yalnız birinciliğe değer veren SMAA'nın kendisiyle) sonucun karşılaştırılması gerekir.
Kaynaklar
Adımların formülleri, ara tablolar ve atıf biçimleri (BibTeX, RIS, APA) için DecisionMind yöntem sayfası: decisionmind.app/library/smaa2
Lahdelma, R., & Salminen, P. (2001). SMAA-2: Stochastic multicriteria acceptability analysis for group decision making. Operations Research, 49(3), 444–454. DOI: 10.1287/opre.49.3.444.11220
Lahdelma, R., Hokkanen, J., & Salminen, P. (1998). SMAA — Stochastic multiobjective acceptability analysis. European Journal of Operational Research, 106(1), 137–143. DOI: 10.1016/S0377-2217(97)00163-X
Tervonen, T., & Lahdelma, R. (2007). Implementing stochastic multicriteria acceptability analysis. European Journal of Operational Research, 178(2), 500–513. DOI: 10.1016/j.ejor.2005.12.037
Tervonen, T., & Figueira, J. R. (2008). A survey on stochastic multicriteria acceptability analysis methods. Journal of Multi-Criteria Decision Analysis, 15(1–2), 1–14. DOI: 10.1002/mcda.407