Yöntemler · Sıralama
SMAA (Stochastic Multiobjective Acceptability Analysis)
SMAA, karar vericiden tek bir ağırlık istemez; hangi ağırlıklarla hangi seçeneğin birinci çıkacağını, olası bütün ağırlıklar üzerinden bir olasılık olarak hesaplar.
Temel yöntemin veri türü: Olasılıksal (Stochastic)
Yöntem Nedir?
SMAA, elinizde bir karar tablosu olduğunda ama kriter ağırlıklarını (ya da bazı ölçüm değerlerini) kesin biçimde bilmediğiniz durumlar için geliştirilmiş bir sıralama yaklaşımıdır. Çoğu sıralama yöntemi tek bir ağırlık kümesi ister ve tek bir sonuç üretir. SMAA bunun tersini yapar: "ağırlıklar tam olarak ne olursa olsun" sorusunu sorar ve olabilecek bütün ağırlık kombinasyonlarını binlerce kez rastgele örnekleyerek her seçeneğin kaç örnekte birinci çıktığını sayar. Çıktısı her seçenek için bir "kabul edilebilirlik indeksi"dir: bu, o seçeneğin, ağırlıklar hakkında hiçbir özel bilgi olmasa bile, birinci sıraya çıkma olasılığını gösterir. Lahdelma, Hokkanen ve Salminen tarafından 1998'de, çevre ve kamu politikası kararlarında ağırlık üzerinde uzlaşma sağlanamayan durumlar için önerilmiştir.
Yöntemin Felsefesi
SMAA'nın arkasındaki fikir şudur: gerçek kararlarda kriterlerin önemi hakkında genellikle kesin bir uzlaşma yoktur, farklı paydaşlar farklı ağırlıklar savunur. Klasik yöntemler bu belirsizliği görmezden gelip tek bir ağırlık kümesiyle tek bir "kazanan" ilan eder. SMAA bunun yerine belirsizliği hesabın merkezine koyar: "bu seçenek, savunulabilir her ağırlık kümesinde mi kazanıyor, yoksa yalnızca dar bir ağırlık aralığında mı?" sorusunu sorar. Bir seçenek ağırlıkların büyük bir bölümünde birinci çıkıyorsa bu, "kim hangi ağırlığı savunursa savunsun büyük olasılıkla bu seçenek öne çıkar" anlamına gelir; dar bir ağırlık aralığında kazanıyorsa seçim o dar aralığı savunanların tercihine bağlıdır.
Bu fikrin bir sonucu vardır: SMAA uzlaşma arayan bir yöntemdir, tek bir "doğru" ağırlığı bulmaya çalışmaz. Paydaşlar arasında ağırlık konusunda anlaşmazlık varsa ya da ölçüm değerlerinin kendisi belirsizse (örneğin bir tahmin aralığıyla verilmişse) SMAA bu belirsizliği yok saymak yerine doğrudan modelin bir parçası yapar.
Yöntem Nasıl Çalışır?
Yöntem altı adımda ilerler.
Birinci adım, belirsizliğin tanımlanması. Karar tablosundaki ölçüm değerleri kesin sayılar olarak ya da bir belirsizlik payıyla (örneğin "±yüzde on") girilebilir. Ağırlıklar için önceden bir tercih yoksa, bütün ağırlık kombinasyonlarına eşit olasılık veren "hiçbir ön bilgi yok" varsayımı kullanılır.
İkinci adım, binlerce örneklemin çekilmesi. SMAA hem ölçüm değerlerinden hem ağırlık kombinasyonlarından, tanımlanan belirsizliğe uygun biçimde çok sayıda (tipik olarak on binlerce) rastgele örnek çeker.
Üçüncü adım, her örnekte basit bir toplam puan hesaplanması. Her örneklemde, o örneklemin ağırlıkları ve ölçüm değerleriyle her seçeneğin ağırlıklı toplam puanı hesaplanır.
Dördüncü adım, sıra olasılıklarının sayılması. Her örneklemde seçenekler bu puana göre sıralanır. Binlerce örneklem sonunda, her seçeneğin kaç örneklemde birinci, kaç örneklemde ikinci sırada çıktığı sayılır; birinci sırada çıkma oranı "kabul edilebilirlik indeksi" olarak raporlanır.
Beşinci adım, merkezi ağırlığın bulunması. Bir seçeneğin birinci çıktığı bütün örneklemlerdeki ağırlıkların ortalaması alınır; bu, "bu seçeneği birinci yapan tipik ağırlık kümesi nasıl görünür" sorusunun cevabıdır.
Altıncı adım, güven faktörünün hesaplanması ve yorum. Merkezi ağırlıkla tekrar hesap yapılıp bu seçeneğin gerçekten birinci çıkıp çıkmadığına bakılır; bu oran bir güven faktörüdür. Hem kabul edilebilirlik indeksi yüksek hem güven faktörü yüksek olan seçenekler önerilir.
Adımların formülleri, ara tablolar ve atıf biçimleri DecisionMind'daki yöntem sayfasında verilir; bu kart formül taşımaz.
Çıktı Nasıl Yorumlanır?
Kabul edilebilirlik indeksi, bir seçeneğin savunulabilir bütün ağırlık kombinasyonları üzerinden birinci sıraya çıkma olasılığını gösterir. Bu bir "kesinlik" ölçüsü değildir: 0,74 gibi bir değer "yüzde 74 ihtimalle bu doğru seçenektir" demek değil, "ağırlıklar hakkında hiçbir özel bilgi yokken, rastgele denenen ağırlıkların yüzde 74'ünde bu seçenek birinci çıkıyor" demektir. İki seçeneğin indeksleri toplamı 1'i bulmayabilir, çünkü üçüncü, dördüncü seçenekler de bazı ağırlıklarda birinci çıkabilir. Küçük bir kabul edilebilirlik indeksi (örneğin 0,01) o seçeneğin kötü olduğu anlamına gelmez; yalnızca çok dar bir ağırlık aralığında öne çıktığı anlamına gelir.
Bu nedenle:
"SMAA en iyi seçeneği belirledi"
yerine:
"Ağırlıklar hakkında bir ön bilgi yokken, rastgele denenen ağırlıkların şu kadarında bu seçenek birinci çıkmıştır; bu oran seçeneğin ağırlık belirsizliğine karşı ne kadar güçlü olduğunu gösterir"
biçiminde yazmak doğrudur.
Veri Türü ve Girdiler
SMAA olasılıksal (stokastik) veriyle çalışır: ölçüm değerleri ya kesin sayı olarak ya da bir belirsizlik dağılımıyla (örneğin bir orta değer ve bir sapma payıyla) verilebilir; ağırlıklar da kesin sayılar yerine bir olasılık dağılımı (genellikle "hiçbir ön bilgi yok" varsayımıyla bütün kombinasyonlara eşit olasılık) olarak ele alınır. DecisionMind'da şu an SMAA'nın ayrı bir uzantısı yoktur; yakın akrabası SMAA-2, sıralamanın yalnız birinci sırasını değil bütün sıralarını dikkate alan ayrı bir yöntem olarak sunulur.
Elinizde şunlar olmalı: satırlarda seçenekler, sütunlarda kriterler, her hücrede bir ölçüm değeri (isteğe bağlı olarak bir belirsizlik payıyla birlikte), her kriter için yön bilgisi. SMAA dışarıdan kesin bir ağırlık kümesi istemez; ağırlık hakkında hiçbir bilgi yoksa bu doğrudan modele "her ağırlık eşit olası" biçiminde yansıtılır, ağırlık hakkında kısmi bir bilgi varsa (örneğin "birinci kriter en az ikincisi kadar önemli") bu da modele eklenebilir. Örneklem sayısı arttıkça (on binler mertebesinde) sonuçlar daha kararlı hâle gelir; az sayıda örneklemle çalışmak sonucu güvenilmez kılar.
Ne Zaman Kullanılır, Ne Zaman Kullanılmaz?
Ağırlıklar üzerinde paydaşlar arasında uzlaşma yoksa, ya da ölçüm değerlerinin kendisi belirsizse (tahmine, projeksiyona ya da uzman görüşüne dayanıyorsa) ve karar vericinin "bu belirsizliğe rağmen hangi seçenek güçlü kalıyor" sorusuna cevap istediği durumlarda SMAA uygundur. Tipik alanları kamu politikası, çevresel karar verme ve çok paydaşlı grup kararlarıdır.
Kullanılmaması gereken durum, ağırlıklar üzerinde zaten net bir uzlaşma varsa ya da karar vericinin tek bir kesin ağırlıkla çalışmayı tercih ettiği durumlardır; böyle bir durumda SMAA'nın olasılıksal çıktısı gereksiz bir karmaşıklık getirir ve TOPSIS, SAW gibi tek ağırlıklı yöntemler daha doğrudan bir cevap verir. Ayrıca çok az sayıda seçenek ve kriterle çalışan basit kararlarda SMAA'nın Monte Carlo makinesi orantısız bir çabadır.
Ağırlık üzerinde uzlaşma yok, belirsizlik hesaba katılsın isteniyor → SMAA
Ağırlık zaten net, tek kesin sonuç isteniyor → TOPSIS, SAW, VIKOR
Yalnız birinci sıra değil bütün sıralamanın olasılığı isteniyor → SMAA-2
Belirsizlik ağırlıkta değil kriter değerlerinde, tekil kesin bir yöntem tercih ediliyor → Bulanık ya da gri uzantılar
Güçlü Yanları
SMAA'nın en önemli üstünlüğü, ağırlık belirsizliğini gizlemek yerine açıkça göstermesidir; karar vericiye "bu seçenek her koşulda mı güçlü, yoksa yalnız belirli bir ağırlık tercihinde mi" sorusunun cevabını verir. Paydaşlar arasında ağırlık üzerinde uzlaşma sağlanamayan durumlarda tartışmayı "hangi ağırlık doğru" sorusundan "hangi seçenek geniş bir ağırlık aralığında güçlü" sorusuna taşır ve bu genellikle uzlaşmayı kolaylaştırır. Hem ölçüm belirsizliğini hem ağırlık belirsizliğini aynı çerçevede ele alabilir.
Zayıf Yanları
Sınırlılıkları yöntemin olasılıksal doğasından gelir. Birincisi, sonuç örneklem sayısına bağlıdır; az sayıda örneklemle (binin altında) kabul edilebilirlik indeksleri kararsız çıkabilir, güvenilir sonuç için on binler mertebesinde örneklem gerekir (Tervonen ve Lahdelma, 2007). İkincisi, "hiçbir ön bilgi yok" varsayımı (bütün ağırlıklara eşit olasılık) her zaman gerçekçi olmayabilir; paydaşların gerçekte birbirine yakın ağırlıklar savunduğu durumlarda bu varsayım gereğinden geniş bir belirsizlik resmi çizebilir. Üçüncüsü, çıktı klasik bir "tek kazanan" sıralaması değil bir olasılık dağılımıdır; bu, alışık olmayan karar vericiye anlatılması daha zor bir sonuçtur. Dördüncüsü, toplamalı (additive) puan fonksiyonu kullanan temel biçimiyle SMAA da TOPSIS ya da SAW gibi telafi edici bir mantık taşır; bir kriterdeki zayıflık başka bir kriterle örtülebilir (Tervonen ve Figueira, 2008).
Sık Yapılan Hatalar
En yaygın hata, kabul edilebililirlik indeksini bir olasılık değil bir kesinlik gibi okumaktır; 0,74 "yüzde 74 doğru" değil "ağırlık belirsizliği altında yüzde 74 oranında birinci çıkıyor" demektir. İkinci hata, örneklem sayısını (K) çok düşük tutup sonucu kararlı sanmaktır; farklı rastgele tohumlarla (seed) tekrar çalıştırılıp sonucun değişip değişmediği kontrol edilmelidir. Üçüncü hata, "hiçbir ön bilgi yok" varsayımını sorgulamadan kullanmaktır; paydaşların gerçekte kısmi bir ağırlık bilgisi varsa (örneğin bir kriterin diğerinden önemli olduğu konusunda uzlaşma varsa) bu bilgi modele eklenmelidir. Dördüncü hata, düşük kabul edilebilirlik indeksine sahip bir seçeneği doğrudan elemektir; düşük indeks, dar bir ağırlık aralığında hâlâ güçlü olabileceği anlamına gelebilir, merkezi ağırlık ve güven faktörüne de bakılmalıdır.
Temel ilke şudur:
SMAA'nın kabul edilebilirlik indeksi, bir seçeneğin ağırlık belirsizliği altında ne kadar sağlam kaldığını gösterir; tek bir "doğru" ağırlık kümesi varmış gibi kesin bir kazanan ilan etmez.
Vakalar
Her vaka bir karar tablosuyla başlar, yöntemin bu tabloya ne yaptığını kelimeyle anlatır ve sonucun nasıl okunacağını gösterir. Birinci vaka yöntemin kurucu kaynağındaki gerçek örneğe dayanır; sayılar makalenin kendi tablosundan alınmıştır. Diğer vakalar öğretici kurgudur.
1. Çevre: Helsinki'de altı aday arasında atık bertaraf tesisi yer seçimi (Lahdelma, Hokkanen ve Salminen, 1998)
Helsinki bölgesinde altı aday alandan (I-VI) birine atık bertaraf tesisi kurulacaktır. Dört ölçüt vardır: yatırım sonrası yıllık maliyet göstergesi (g1, çoğu iyi), yıllık refah kaybı (g2), taşıma kapasitesi (g3, çoğu iyi) ve bir çevresel uygunluk puanı (g4, çoğu iyi). g2 negatif işaretli bir göstergedir; sıfıra yakın, yani daha az negatif olan değer daha iyidir. Ölçüm değerlerinin her biri belirli bir belirsizlik payı taşımaktadır (g1 ±0,5, g2 ±yüzde 10, g3 ±10, g4 ±0,5). Ağırlıklar hakkında hiçbir ön bilgi yoktur; SMAA bütün ağırlık kombinasyonlarına eşit olasılık vererek on bin örneklemlik bir Monte Carlo hesabı yapar.
| Aday | g1 | g2 | g3 | g4 |
|---|---|---|---|---|
| I | 5,0 | −1,5 | 15 | 4,0 |
| II | 2,5 | −3,8 | 25 | 2,5 |
| III | 3,0 | −2,8 | 10 | 2,8 |
| IV | 3,0 | −3,2 | 16 | 3,2 |
| V | 2,0 | −6,7 | 0 | 1,0 |
| VI | 4,0 | −3,4 | 30 | 3,5 |
| Yön | çoğu iyi | çoğu iyi (az negatif) | çoğu iyi | çoğu iyi |
Yöntem on bin farklı ağırlık kombinasyonu (ve bu kombinasyonların her birinde ölçüm belirsizliğine uygun bir örneklem) dener; her örneklemde altı adayı toplam puana göre sıralar ve hangi adayın kaç örneklemde birinci çıktığını sayar.
| Aday | Kabul edilebilirlik indeksi (birinci çıkma oranı) |
|---|---|
| I | 0,74 |
| VI | 0,25 |
| II | 0,01 |
| III, IV, V | 0,00 |
Sonuç şöyle okunur. Aday I, denenen ağırlık kombinasyonlarının yaklaşık yüzde 74'ünde birinci sırada çıkmıştır; bu, I'in ağırlık belirsizliğine karşı güçlü bir aday olduğunu gösterir. Aday VI ise kalan kombinasyonların büyük bölümünde (yaklaşık yüzde 25'inde) birinci çıkmıştır. Diğer dört aday neredeyse hiçbir ağırlık kombinasyonunda birinci çıkmamıştır; bu onların "kötü" olduğu değil, hiçbir savunulabilir ağırlıkta öne geçemedikleri anlamına gelir.
Komisyon burada tereddüt eder: I ve VI toplamda örneklemlerin yaklaşık yüzde 99'unu paylaşmaktadır; asıl karar bu ikisi arasındadır. Hangi ağırlık kombinasyonlarının I'i, hangilerinin VI'yı birinci yaptığı (merkezi ağırlık vektörleri) incelenmeden hangi paydaş grubunun hangi adayı savunacağı anlaşılamaz.
Raporda: "Ağırlıklar hakkında bir ön bilgi yokken, aday I denenen kombinasyonların yaklaşık yüzde 74'ünde, aday VI ise yaklaşık yüzde 25'inde birinci çıkmıştır; karar bu iki aday arasında yoğunlaşmaktadır ve hangi ağırlık aralığının hangisini desteklediği ayrıca gösterilmelidir."
Kaynak: Lahdelma, Hokkanen ve Salminen (1998), Tablo 1 ve Tablo 2. Kabul edilebilirlik indeksleri (0,74 / 0,01 / 0,00 / 0,00 / 0,00 / 0,25) makalenin kendi Monte Carlo sonucudur; DecisionMind'ın motoru aynı sıralamayı (VI ve I'in en yüksek iki değer olduğu) üretmekte, ancak stokastik örneklem farkları nedeniyle tam yüzdeler motor koşumundan koşuma küçük farklar gösterebilir; bu, yöntemin doğasında olan Monte Carlo değişkenliğidir, bir hata değildir.
2. Eğitim: İl millî eğitim müdürlüğünün fen lisesi yerleşim kararı
Bir il, üç aday ilçeden birine yeni bir fen lisesi açacaktır. Üç ölçüt: öğrenci potansiyeli, mevcut öğretmen kapasitesi ve ulaşım erişilebilirliği puanı; üçü de "çoğu iyi"dir. Öğrenci potansiyeli bir projeksiyona dayandığı için belirsizlik payı taşımaktadır. İl komisyonunda ağırlık üzerinde uzlaşma sağlanamamıştır; bazı üyeler öğrenci potansiyelini, bazıları erişilebilirliği öncelikli görmektedir.
SMAA bütün ağırlık kombinasyonlarını dener ve her ilçenin kaç kombinasyonda birinci çıktığını sayar. Diyelim ki öğretmen kapasitesi en yüksek ilçe, kombinasyonların yarısında birinci çıkmış, öğrenci potansiyeli en yüksek ilçe kalan yarıya yakınında öne geçmiştir; üçüncü ilçe hemen hiçbir kombinasyonda birinci çıkmamıştır.
Komisyon burada tereddüt eder: kabul edilebilirlik indeksi neredeyse eşit çıkan iki ilçe arasında, hangi ağırlık aralığının hangisini desteklediği bilinmeden karar verilirse, kararı destekleyen komisyon üyeleri kendi ağırlık tercihlerinin "kazandığını" düşünebilir; bu ayrım açıkça gösterilmelidir.
Raporda: "Ağırlık üzerinde uzlaşma yokken, iki ilçe neredeyse eşit oranda birinci çıkmaktadır; öğretmen kapasitesine ağırlık verilirse birinci ilçe, öğrenci potansiyeline ağırlık verilirse ikinci ilçe öne geçmektedir."
3. Sağlık: Bölge sağlık müdürlüğünün mobil sağlık taraması güzergâhı seçimi
Bir bölge sağlık müdürlüğü, mobil tarama aracının üç güzergâhtan (kırsal, kıyı, dağlık) birine öncelik vermesi gerekmektedir. Ölçütler: tahmini ulaşılacak kişi sayısı, ortalama erişim süresi (kısası iyi) ve bölgedeki kronik hastalık prevalansı puanı (çoğu iyi). Kişi sayısı bir nüfus projeksiyonuna dayandığı için belirsizlik payı taşımaktadır; prevalans puanında çoğu iyi kabul edilir, çünkü yüksek puan daha çok ihtiyaç anlamına gelmektedir. Ağırlıklar hakkında net bir öncelik olmadığından SMAA tercih edilmiştir.
Yöntem binlerce ağırlık kombinasyonu dener. Diyelim ki dağlık güzergâh, erişim süresi kötü olmasına rağmen kronik hastalık prevalansına yüksek ağırlık verilen kombinasyonların büyük kısmında birinci çıkmış, kıyı güzergâhı ise erişim süresine ağırlık verilen kombinasyonlarda öne geçmiştir.
Müdürlük burada tereddüt eder: SMAA'nın gösterdiği ayrım, aslında "hız mı önceliklendirilecek, ihtiyaç mı" sorusunun kendisidir; bu bir veri sorunu değil bir değer tercihidir ve raporun bunu açıkça söylemesi gerekir.
Raporda: "Kabul edilebilirlik indeksleri, kronik hastalık prevalansına öncelik verilirse dağlık güzergâhın, erişim süresine öncelik verilirse kıyı güzergâhının öne çıktığını göstermektedir; seçim müdürlüğün önceliğine bağlıdır."
4. Yapılmaması Gereken
Birinci vakadaki altı aday tablosunda aday I'in 0,74 kabul edilebilirlik indeksini "yüzde 74 ihtimalle en iyi seçenek budur" diye okumak yanlıştır; bu oran yalnız ağırlık belirsizliği altında birinci çıkma sıklığını gösterir. İkinci yanlış, örneklem sayısını (K) binin altına düşürüp sonucu hâlâ güvenilir saymaktır; düşük K'da indeksler koşumdan koşuma önemli ölçüde değişebilir. Üçüncü yanlış, III, IV ve V adaylarının indeksi sıfıra yakın çıktığı için bu adayları "kötü seçenekler" diye tabloyla birlikte tamamen elemek ve hangi ağırlıkta öne çıkabileceklerine hiç bakmamaktır.
Kaynaklar
Adımların formülleri, ara tablolar ve atıf biçimleri (BibTeX, RIS, APA) için DecisionMind yöntem sayfası: decisionmind.app/library/smaa
Lahdelma, R., Hokkanen, J., & Salminen, P. (1998). SMAA — Stochastic multiobjective acceptability analysis. European Journal of Operational Research, 106(1), 137–143. DOI: 10.1016/S0377-2217(97)00163-X
Tervonen, T., & Lahdelma, R. (2007). Implementing stochastic multicriteria acceptability analysis. European Journal of Operational Research, 178(2), 500–513. DOI: 10.1016/j.ejor.2005.12.037
Tervonen, T., & Figueira, J. R. (2008). A survey on stochastic multicriteria acceptability analysis methods. Journal of Multi-Criteria Decision Analysis, 15(1–2), 1–14. DOI: 10.1002/mcda.407
Lahdelma, R., & Salminen, P. (2001). SMAA-2: Stochastic multicriteria acceptability analysis for group decision making. Operations Research, 49(3), 444–454. DOI: 10.1287/opre.49.3.444.11220