Yöntemler · Sıralama
Rough-DRSA (Baskınlık Tabanlı Kaba Küme Yaklaşımı)
Rough-DRSA, seçenekleri sıralamaz; onları geçmiş örneklerden öğrendiği baskınlık kurallarıyla "kesin iyi", "kesin kötü" ve "belirsiz" sınıflarına ayırır ve çelişkili örnekleri gizlemek yerine açıkça gösterir.
Temel yöntemin veri türü: Kaba küme (Rough)
Yöntem Nedir?
Rough-DRSA, elinizde geçmiş kararlarla etiketlenmiş bir örnek kümesi olduğunda işe yarar. Bu örnek kümesi, kimin hangi sınıfa atandığı bilinen bir karar tablosudur. Yöntem yeni seçenekleri bu örneklerden öğrenilen kurallarla sınıflara ayırır; bu, seçenekleri sıraya koymak değil sınıflandırmaktır (İngilizcede sorting). Çıktısı bir puan değil bir sınıf etiketidir: "kesin iyi", "kesin kötü" ya da "sınır bölgesi" (belirsiz). Rough-DRSA, Pawlak'ın 1982'de önerdiği kaba küme kuramının, Greco, Matarazzo ve Słowiński tarafından 2001'de sıralı (ordinal) kriterlere uyarlanmış biçimidir.
Yöntemin Felsefesi
Klasik kaba küme kuramı, birbirinden ayırt edilemeyen (aynı özelliklere sahip) nesneleri aynı grupta toplar. Ama çok kriterli kararlarda kriterler genelde sıralıdır: "iyi" bir not "orta" bir nottan her zaman üstündür. Greco, Matarazzo ve Słowiński bu gözlemden yola çıkarak indiscernibility (ayırt edilemezlik) yerine baskınlık (dominance) ilişkisini koydular: bir nesne, tüm kriterlerde başka bir nesneden en az o kadar iyiyse onu baskılar. DRSA bu baskınlık ilişkisinden yola çıkarak her sınıf için "kesin" bir alt küme (o sınıfa hiç şüphesiz ait olan nesneler) ve "olası" bir üst küme (o sınıfa ait olabilecek nesneler) kurar.
Bu yaklaşımın felsefi sonucu, tutarsızlığı gizlememesidir. Gerçek verilerde aynı kriter değerlerine sahip iki nesne farklı sınıflara atanmış olabilir; bu, ölçülmeyen bir faktörün kararı etkilediğini gösterir. DRSA bu durumu "sınır bölgesi" diye adlandırıp açıkça işaretler, ortalama alıp gizlemez. Bu yüzden DRSA telafi edici (compensatory) bir yöntem değildir; kural tabanlı ve şeffaf bir sınıflandırma yaklaşımıdır.
Yöntem Nasıl Çalışır?
Yöntem beş adımda ilerler.
Birinci adım, karar tablosunun kurulması. Elinizde geçmişte sınıflandırılmış örnekler ve bu örnekleri tanımlayan sıralı kriterler olmalıdır. Her nesne için bir sınıf ataması (örneğin "iyi" ya da "kötü") bilinir. Kriterler arasındaki baskınlık ilişkisi tanımlanır: bir nesne başka birini, tüm kriterlerde ondan en az o kadar iyiyse baskılar.
İkinci adım, alt ve üst yaklaşımların kurulması. Her sınıf birleşimi için (örneğin "en az iyi" sınıfı) bir alt yaklaşım ve bir üst yaklaşım kurulur. Alt yaklaşım, o sınıfa kesin ait olan ve baskınlık ilişkisi tarafından hiçbir çelişkiyle bozulmayan nesneleri toplar. Üst yaklaşım ise o sınıfa ait olabilecek tüm nesneleri kapsar.
Üçüncü adım, yaklaşım kalitesi ve doğruluğu. Alt yaklaşımdaki nesne sayısının toplam nesne sayısına oranı, sınıflandırmanın genel kalitesini verir. Bu oran, veri setindeki tutarsızlığın ne kadar büyük olduğunu gösterir; 1'e ne kadar yakınsa veri o kadar tutarlıdır.
Dördüncü adım, karar kurallarının çıkarılması. Alt yaklaşımlardan "eğer ... ise en az bu sınıftadır" biçiminde kesin kurallar, sınır bölgesinden ise "muhtemelen bu sınıftadır" biçiminde olası kurallar türetilir. Bu kurallar, hangi kriter eşiklerinin sınıf değişimine yol açtığını doğrudan gösterir.
Beşinci adım, yeni nesnelere kuralların uygulanması. Yeni bir seçenek, bu kurallardan hangisini karşılıyorsa o sınıfa ya da sınır bölgesine atanır.
Adımların formülleri ve ara tablolar DecisionMind'daki yöntem sayfasında verilir; bu kart formül taşımaz.
Çıktı Nasıl Yorumlanır?
DRSA'nın gerçek çıktısı bir sınıf etiketidir: kesin iyi, kesin kötü ya da sınır bölgesi (belirsiz). Bu, sıralama yöntemlerinin ürettiği tek bir sayı değildir. DecisionMind'ın karşılaştırma ekranında bir sıra göstermek için hesaplanan sayısal bir "baskınlık puanı" görülebilir; bu puan, kaç nesneyi baskıladığının bir yardımcı göstergesidir ve DRSA'nın kendisinin ürettiği bir çıktı değildir. Bu puanı bir güven ya da kesinlik ölçüsü gibi okumak yanlıştır; asıl bilgi sınıf etiketidir.
Sınır bölgesindeki bir nesne "biraz iyi biraz kötü" demek değildir; "eldeki kriterlerle hangi sınıfa ait olduğu belirlenemiyor" demektir. Yaklaşım kalitesinin düşük çıkması "yöntem başarısız oldu" anlamına gelmez; verideki tutarsızlığın (aynı kriterlerle farklı kararlar verilmiş örneklerin) gerçek bir yansımasıdır ve bu, kriter kümesinin eksik olabileceğini gösterir.
Bu nedenle:
"Rough-DRSA seçenekleri sıraladı, birinci seçenek şudur"
yerine:
"Rough-DRSA bu seçeneği kesin iyi sınıfına atadı; şu seçenekler ise sınır bölgesindedir ve eldeki kriterlerle kesin bir sınıfa yerleştirilemez"
biçiminde yazmak doğrudur.
Veri Türü ve Girdiler
Rough-DRSA kaba (rough) veri türü kartına girer; bu, hesaplamanın kesin sayılar üzerinde değil, sayıların oluşturduğu baskınlık sınıfları üzerinde yapıldığı anlamına gelir. DecisionMind'da bu yöntemin şu an başka bir veri türü uzantısı yoktur.
Elinizde şunlar olmalı: sıralı ölçekte (örneğin kötü/orta/iyi) puanlanmış kriterler, her nesne için bir sınıf ataması içeren geçmiş örnekler ve en az iki sınıf. Rough-DRSA ağırlık ister ya da üretir değil; kriter önemini ağırlıkla değil, bir kriterin sınıflandırmadan çıkarılınca kalitenin ne kadar düştüğüyle (indispensability, vazgeçilmezlik) ölçer. Önerilen problem büyüklüğü iki ile yirmi beş nesne, üç ile on kriter arasıdır; büyük veri setlerinde kural sayısı hızla artabilir.
Ne Zaman Kullanılır, Ne Zaman Kullanılmaz?
Elinizde geçmişte sınıflandırılmış örnekler varsa ve amacınız yeni seçenekleri bu örneklerden öğrenilen açık kurallarla sınıflara ayırmaksa Rough-DRSA uygundur. Tipik alanları kredi risk sınıflandırması, kalite kontrolü ve uzman değerlendirmesine dayalı sınıflamadır; kriterler arasında ölçüm birimi kesin olmasa da sıra bilgisi güvenilir olduğunda özellikle iş görür.
Kullanılmaması gereken durum, amacın bir sıralama (kim birinci, kim ikinci) olduğu durumdur; DRSA sınıf üretir, sıra üretmez. Geçmiş örnek yoksa ya da örnekler çok azsa (kural çıkarmaya yetmeyecek kadar) DRSA güvenilir kurallar üretemez. Kriterler arasında sıra bilgisi bile güvenilir değilse (yalnız kategorik, sırasız veri varsa) klasik kaba küme yaklaşımı daha uygundur.
Amaç sınıflara ayırmak, geçmiş örnek var → Rough-DRSA
Amaç sıralamak (kim birinci) → TOPSIS, RAPS, REGIME
Kriterler sırasız, yalnız kategorik → Klasik kaba küme (Pawlak, 1982)
Sıralama değil ağırlık gerekiyor → AHP, BWM, SWARA (öznel) · Entropy, CRITIC (nesnel)
Güçlü Yanları
Rough-DRSA'nın en önemli üstünlüğü şeffaflığıdır: sonuç bir kara kutu puanı değil, "eğer şu kriterde şu eşiğin üstündeyse en az şu sınıftadır" biçiminde okunabilir kurallardır. Veri setindeki gerçek tutarsızlıkları gizlemek yerine sınır bölgesi olarak açıkça gösterir; bu, karar vericiye nerede ek bilgiye ihtiyaç olduğunu söyler. Kriter ağırlığı gerektirmez; hangi kriterin vazgeçilmez (çekirdek) olduğunu veriden çıkarır. Sıralı verilerde ölçüm biriminin kesinliğine ihtiyaç duymaz.
Zayıf Yanları
Sınırlılıkları kural tabanlı yapıdan doğar. Birincisi, az sayıda örnekle çalışıldığında çıkarılan kurallar aşırı özelleşebilir (overfitting) ve yeni nesnelere iyi genellemeyebilir. İkincisi, sınır bölgesindeki nesneler için DRSA kesin bir cevap vermez; karar vericinin ek bilgiyle bu belirsizliği çözmesi gerekir. Üçüncüsü, kriter sayısı arttıkça olası kural sayısı hızla büyür ve yorumlanabilirlik zorlaşır. Dördüncüsü, DRSA'nın sıralama ekranlarına uydurulmuş sayısal yardımcı puanlar, yöntemin asıl felsefesini (sınıflandırma, sıralama değil) gölgeleyebilir; bu ayrım her raporda açıkça yapılmalıdır (Greco, Matarazzo ve Słowiński, 2004).
Sık Yapılan Hatalar
En yaygın hata, DRSA'nın sınır bölgesi çıktısını bir hata ya da eksiklik gibi görmektir; sınır bölgesi verideki gerçek bir tutarsızlığı doğru biçimde yansıtır, gizlenmemelidir. İkinci hata, yardımcı sayısal puanı bir sıralama gibi sunup DRSA'nın gerçek çıktısı olan sınıf etiketlerini raporda hiç göstermemektir. Üçüncü hata, çok az örnekle kural çıkarıp bu kuralları büyük bir popülasyona genellemektir. Dördüncü hata, çekirdek (vazgeçilmez) kriteri gözden kaçırıp tüm kriterlerin eşit önemde olduğunu varsaymaktır.
Temel ilke şudur:
Rough-DRSA'nın çıktısı bir sınıf etiketidir; sınır bölgesindeki bir seçenek hakkında "iyi mi kötü mü" diye kesin bir cevap vermek, yöntemin verdiği bilginin ötesine geçmektir.
Vakalar
Her vaka bir karar tablosuyla başlar, yöntemin bu tabloya ne yaptığını kelimeyle anlatır ve sonucun nasıl okunacağını gösterir. Birinci vaka kurucu makaledeki örnektir; diğer vakalar öğretici kurgudur.
1. Eğitim: Altı öğrencinin başarı sınıfına ayrılması (Greco, Matarazzo ve Słowiński, 2001)
Bir okul altı öğrenciyi matematik, fizik ve edebiyat derslerindeki notlarına göre "iyi" ve "kötü" olmak üzere iki genel başarı sınıfına ayıracaktır. Her ders sıralı bir ölçekte değerlendirilmiştir: kötü, orta, iyi.
| Öğrenci | Matematik | Fizik | Edebiyat | Genel sınıf |
|---|---|---|---|---|
| S1 | iyi | iyi | kötü | iyi |
| S2 | orta | kötü | kötü | kötü |
| S3 | orta | kötü | kötü | iyi |
| S4 | kötü | kötü | kötü | kötü |
| S5 | orta | iyi | iyi | kötü |
| S6 | iyi | kötü | iyi | iyi |
Bu tabloda dikkat çeken bir nokta vardır: S2 ve S3'ün üç dersteki notları birebir aynıdır, ama genel sınıfları farklıdır (S2 kötü, S3 iyi). Bu, DRSA'nın "tutarsızlık" dediği durumdur ve yöntem bunu gizlemek yerine açıkça işaretler.
Yöntem önce baskınlık ilişkisini kurar: bir öğrenci, üç derste de başka bir öğrenciden en az o kadar iyiyse onu baskılar. Sonra "en az iyi" sınıfının kesin alt yaklaşımını (hiçbir çelişkiyle bozulmayan, kesin iyi öğrenciler) ve kesin üst yaklaşımını (iyi olabilecek tüm öğrenciler) kurar. Aynı işlem "kesin kötü" sınıfı için de yapılır.
| Öğrenci | Sınıflandırma |
|---|---|
| S1 | kesin iyi |
| S6 | kesin iyi |
| S4 | kesin kötü |
| S2 | sınır bölgesi |
| S3 | sınır bölgesi |
| S5 | sınır bölgesi |
Sonuç şöyle okunur. S1 ve S6 matematik notu iyi olan ve bu yüzden hiçbir çelişkiyle bozulmadan "kesin iyi" sınıfına giren öğrencilerdir. S4 üç derste de en kötü notlara sahip olduğu için kesin kötüdür. S2, S3 ve S5 sınır bölgesindedir; S2 ve S3 birebir aynı notlara sahip olup farklı sınıflara atandığı için, S5 ise fizik ve edebiyatta iyi olmasına rağmen genel olarak kötü sayıldığı için belirsizdir. Yaklaşım kalitesi (kesin sınıflandırılan öğrenci sayısının toplam öğrenciye oranı) 3/6, yani 0,5'tir; bu, verideki tutarsızlığın yarısı kapsadığını gösterir. Kurallar matematik notunun tek başına vazgeçilmez (çekirdek) kriter olduğunu ortaya koyar: matematik iyi olan öğrenciler kesin iyi, matematik kötü olan kesin kötü sınıfına girmektedir.
Okul burada tereddüt eder: S2 ile S3'ün notları aynıyken farklı sınıflara atanmış olması, ölçülmeyen bir faktörün (örneğin sınav günündeki performans ya da öğretmen kanaati) devrede olduğunu gösterir. DecisionMind'ın karşılaştırma ekranı bu üç öğrenci için bir yardımcı sayısal değer üretebilir, ama bu değer makaleden alınmamıştır; yalnız kaç öğrenciyi baskıladıklarının bir göstergesidir ve DRSA'nın kendi çıktısı değildir.
Raporda: "Matematik notu vazgeçilmez kriterdir; S1 ve S6 kesin iyi, S4 kesin kötü sınıfındadır. S2, S3 ve S5 eldeki üç kriterle kesin bir sınıfa yerleştirilemez ve ek bilgi (örneğin bir öğretmen değerlendirmesi) gerektirir."
Kaynak: Greco, Matarazzo ve Słowiński (2001), Bölüm 4.2.3, Tablo 1. Sınıf atamaları ve yaklaşım kümeleri kaynak makaledeki değerlerdir. DecisionMind'ın karşılaştırma ekranı için üretilen sayısal "baskınlık puanı" makalede yoktur; bu puan yöntemin iç doğrulama testinden gelir ve yalnız motor-manifest tutarlılığını gösterir, makale sadakatini göstermez.
2. Gıda Güvenliği: İşletmelerin denetim risk sınıfına ayrılması
Bir gıda denetim kurumu geçmiş denetimlerden öğrenerek yeni işletmeleri risk sınıflarına ayıracaktır. Kriterler hijyen puanı, depolama sıcaklığı uygunluğu ve personel eğitim düzeyidir; her biri sıralı ölçekte (düşük, orta, yüksek) değerlendirilir. Genel sınıf "düşük risk" ve "yüksek risk" olmak üzere ikidir.
Yöntem geçmiş denetim kayıtlarından baskınlık kurallarını çıkarır: hijyeni ve depolama sıcaklığı uygunluğu yüksek olan işletmeler kesin düşük risk sınıfına, ikisi de düşük olanlar kesin yüksek risk sınıfına girer. Diyelim ki yeni bir işletme hijyende yüksek, depolamada orta, eğitimde düşük çıktı; bu profil geçmiş örneklerde hem düşük hem yüksek risk sınıfında görülmüş bir profille örtüşüyorsa işletme sınır bölgesine düşer.
Kurum burada tereddüt eder: sınır bölgesindeki bir işletmeyi otomatik olarak düşük riske mi yüksek riske mi atamalıdır? DRSA bu soruyu cevaplamaz; kurumun ek bir denetim yapması ya da ihtiyatlı olup yüksek risk sınıfını seçmesi bir politika kararıdır, yöntemin çıktısı değildir.
Raporda: "İşletme eldeki üç kriterle kesin bir risk sınıfına yerleştirilemedi; geçmiş örneklerde benzer profil hem düşük hem yüksek riskte görülmüştür. Kurum ek denetim ya da ihtiyatlı sınıflandırma arasında seçim yapmalıdır."
3. İtfaiye: Binaların yangın riski sınıfına ayrılması
Bir itfaiye teşkilatı şehirdeki binaları geçmiş yangın kayıtlarından öğrenerek risk sınıflarına ayıracaktır. Kriterler bina yaşı, yangın merdiveni uygunluğu ve elektrik tesisatı denetim puanıdır; sıralı ölçekte değerlendirilir. Genel sınıf "düşük risk" ve "yüksek risk"tir.
Yöntem geçmiş yangın kayıtlarından kuralları çıkarır: elektrik tesisatı denetiminden düşük puan alan ve yangın merdiveni uygun olmayan binalar kesin yüksek risk sınıfına girer. Diyelim ki yeni bir bina elektrik tesisatında düşük, yangın merdiveninde uygun, yaşta eski çıktı; bu karışık profil sınır bölgesine düşebilir.
Teşkilat burada tereddüt eder: sınır bölgesindeki bir binaya öncelikli denetim mi ayrılmalı, yoksa kaynak kısıtlı olduğu için yalnız kesin yüksek risk sınıfındaki binalara mı öncelik verilmeli? Bu, DRSA'nın verdiği sınıflandırmanın ötesinde bir kaynak tahsis kararıdır.
Raporda: "Bina eldeki kriterlerle kesin yüksek risk sınıfına girmemektedir, ancak sınır bölgesindedir. Teşkilatın kaynak durumuna göre bu binaya öncelikli denetim ayrılıp ayrılmayacağı ayrı bir politika kararıdır."
4. Yapılmaması Gereken
Aynı öğrenci tablosunda S2 ve S3'ün notları aynı olduğu için ikisine de aynı genel sınıfı zorla vermek (örneğin ikisini de "iyi" saymak) DRSA'nın temel amacına aykırıdır; bu tutarsızlığı gizler ve öğretmenin gerçekte farklı bir bilgiye dayandığını göz ardı eder. İkinci yanlış, sınır bölgesindeki S5'i "orta düzeyde iyi bir öğrenci" diye yorumlamaktır; sınır bölgesi bir orta düzey değil, eldeki kriterlerle çözülemeyen bir belirsizliktir. Üçüncü yanlış, DecisionMind'ın yardımcı sayısal puanını bir "başarı skoru" gibi rapor edip DRSA'nın gerçek çıktısı olan sınıf etiketlerini hiç göstermemektir.
Kaynaklar
Adımların formülleri, ara tabloları ve atıf biçimleri için DecisionMind yöntem sayfası: decisionmind.app/library/rough-drsa
Greco, S., Matarazzo, B., & Słowiński, R. (2001). Rough sets theory for multicriteria decision analysis. European Journal of Operational Research, 129(1), 1–47. DOI: 10.1016/s0377-2217(00)00167-3
Pawlak, Z. (1982). Rough sets. International Journal of Computer and Information Sciences, 11(5), 341–356. DOI: 10.1007/BF01001956
Greco, S., Matarazzo, B., & Słowiński, R. (2004). Dominance-based rough set approach to knowledge discovery (I): General perspective. In N. Zhong & J. Liu (Eds.), Intelligent Technologies for Information Analysis (pp. 513–552). Springer. DOI: 10.1007/978-3-662-07952-2_20
Greco, S., Matarazzo, B., & Słowiński, R. (2004). Dominance-based rough set approach to knowledge discovery (II): Extensions and applications. In N. Zhong & J. Liu (Eds.), Intelligent Technologies for Information Analysis (pp. 553–612). Springer. DOI: 10.1007/978-3-662-07952-2_21