Yöntemler · Sıralama
SIMUS (Sequential Interactive Model for Urban Systems)
SIMUS her kriteri sırayla "hedef" yapıp bir doğrusal programlama problemi çözer; seçeneklere verdiği paylar bu tekrarlanan çözümlerden çıkar.
Temel yöntemin veri türü: Kesin (Classical)
Yöntem Nedir?
SIMUS, elinizde sayısal bir karar tablosu olduğunda seçenekleri sıralayan bir yöntemdir; ama diğer çoğu sıralama yönteminden farklı bir yoldan gider. Ağırlıklı toplam ya da uzaklık hesabı yapmaz; her kriteri teker teker "bu sefer en iyileştirilecek hedef" seçip, diğer bütün kriterleri birer sınır (kısıt) olarak kullanan bir doğrusal programlama problemi kurar ve çözer. Kaç kriter varsa o kadar ayrı doğrusal programlama problemi çözülür. Her çözümden seçeneklerin o kritere ne kadar "katıldığı" çıkar; bu katılım payları bir araya getirilip toplanınca seçeneklerin nihai puanı ve sırası ortaya çıkar. Nolberto Munier tarafından kentsel ve çevresel projelerde çok kriterli karar vermek için geliştirilmiş, 2011 tarihli kitabında ayrıntılı biçimde anlatılmıştır.
Yöntemin Felsefesi
SIMUS'un arkasındaki fikir, gerçek kararlarda kriterlerin çoğu zaman birbiriyle çelişmesidir: bütçe kısıtı varken kaliteyi de yükseltmek, süreyi kısaltırken güvenliği de artırmak gibi. SIMUS bu çelişkiyi doğrudan doğrusal programlamanın diliyle ele alır. Bir kriteri en iyileştirmeye çalışırken diğer kriterlerin en azından ortalama düzeyde kalmasını şart koşar; bu, "bir kriterde daha iyi olayım ama diğerlerini de gözden çıkarmayayım" mantığının matematiksel karşılığıdır. Her kriter sırayla bu "hedef" rolünü üstlenir, böylece hiçbir kriter baştan öncelikli sayılmaz.
Bu fikrin bir felsefi sonucu vardır: SIMUS ağırlık istemez, çünkü her kriterin göreli önemi zaten hangi kısıtların ne kadar sıkı olduğuyla, yani verinin kendi yapısıyla ortaya çıkar. Kaynakların (bütçe, zaman, kapasite) matematiksel olarak paylaştırılması gereken kararlarda, örneğin bir proje portföyünün seçiminde, SIMUS'un doğrusal programlama temeli doğal bir uyum sağlar; kriterler arasında bu türden bir kaynak paylaşımı yoksa yöntemin gücü tam kullanılamaz.
Yöntem Nasıl Çalışır?
Yöntem altı adımda ilerler.
Birinci adım, karar tablosunun ve kriter yönlerinin okunması. Her kriter için "çoğu iyi mi, azı iyi mi" bilgisi belirlenir.
İkinci adım, her kriter için ayrı bir doğrusal programlama problemi kurulup çözülmesi. Bir kriter sırayla hedef seçilir: bu kritere göre seçenekler arasında en iyi katılım payı dağılımı aranır. Diğer bütün kriterler birer sınır olur: onların ortalama düzeyin altına düşmemesi şart koşulur. Seçeneklere verilen paylar toplamı bire eşit ya da daha az olacak biçimde sınırlanır. Bu, "bir kriterde en iyiyi ararken diğerlerini fena hâlde feda etme" kuralını matematiksel olarak uygular. Bu işlem her kriter için tekrarlanır; n kriterli bir problemde n ayrı doğrusal programlama problemi çözülür.
Üçüncü adım, sonuçların bir tabloda toplanması. Her kriterin çözümünden çıkan seçenek payları yan yana dizilir; bu tablo "etkin sonuçlar matrisi" olarak adlandırılır.
Dördüncü adım, satır toplamlarının alınması. Her seçeneğin bütün kriterlerdeki payları toplanır; bu toplam, seçeneğin genel puanıdır.
Beşinci adım, ikili üstünlük sayımı. SIMUS ayrıca her seçenek çiftini kriterler bazında karşılaştırıp kaç kriterde diğerine üstün geldiğini sayar; bu, satır toplamına ek bir çapraz kontrol sağlar.
Altıncı adım, sıralama. Seçenekler dördüncü adımdaki toplam puana göre büyükten küçüğe dizilir.
DecisionMind bu altı adımı standart bir doğrusal programlama çözücüsüyle uygular ve kısıt yapısını (her kriterin ortalamasının altına düşülmemesi) sabit tutar. Adımların formülleri, ara tablolar ve atıf biçimleri DecisionMind'daki yöntem sayfasında verilir; bu kart formül taşımaz.
Çıktı Nasıl Yorumlanır?
SIMUS'un verdiği puan, bir seçeneğin kriterler sırayla hedef alındığında toplamda ne kadar pay kazandığını gösterir. Bu puan bir yüzde ya da olasılık değildir; yalnız bu seçenek kümesi ve bu kısıt yapısı için anlamlıdır. Bir seçeneğin bazı kriterlerde hiç pay almaması (payının sıfır çıkması) o kriterde "kötü" olduğu anlamına gelmez; o kriter hedef alındığında başka seçeneklerin doğrusal programlama çözümünde daha avantajlı konumda olduğu anlamına gelir.
Bu nedenle:
"SIMUS en verimli seçeneği hesapladı"
yerine:
"Bu kısıt yapısıyla (her kriterin ortalamanın altına düşmemesi şartıyla) en yüksek toplam payı alan seçenek budur; pay dağılımı kriterden kritere değişmektedir"
biçiminde yazmak doğrudur.
Veri Türü ve Girdiler
SIMUS kesin (crisp) veriyle çalışır: her hücrede tek bir sayı. DecisionMind'da şu an SIMUS'un bulanık, gri gibi başka bir veri türü uzantısı bulunmuyor; yöntem tek biçimde sunulur.
Elinizde şunlar olmalı: satırlarda seçenekler, sütunlarda kriterler, her hücrede bir sayı, boş hücre yok; her kriter için yön bilgisi. SIMUS dışarıdan ağırlık istemez; girilse bile hesaba katılmaz, çünkü yöntem kriterler arası önceliği doğrusal programlamanın kısıt yapısından türetir. Doğrusal programlama her kriter için ayrı çözüldüğünden, kriter sayısı arttıkça hesap yükü de artar ama modern çözücüler bunu hızlı yönetir. En az iki seçenek ve iki kriter gerekir.
Ne Zaman Kullanılır, Ne Zaman Kullanılmaz?
Kararınızda kriterler arasında gerçek bir kaynak çelişkisi varsa (bir kriterde ilerlemenin başka bir kriterden ödün vermeyi gerektirdiği durumlar) ve ağırlık belirlemek yerine bu çelişkiyi doğrudan matematiksel bir kısıt yapısıyla ele almak istiyorsanız SIMUS uygun bir seçimdir. Tipik alanları kentsel altyapı, çevresel proje seçimi ve kaynak paylaşımı gerektiren portföy kararlarıdır.
Kullanılmaması gereken durum, kriterler arasında böyle bir kaynak çelişkisi olmadığı, sadece basit bir tercih sıralaması aranan durumlardır; SIMUS'un doğrusal programlama makinesi burada gereksiz bir karmaşıklık getirir. Ayrıca ortalamanın altına düşmeme şartı bazı tablolarda çok sıkı bir kısıt hâline gelip çözümsüz (infeasible) bir problem doğurabilir; böyle bir durumda kısıt yapısı gözden geçirilmelidir.
Kriterler arasında gerçek kaynak çelişkisi, kaynak paylaşımı → SIMUS
Basit tercih sıralaması, ağırlık elde ya da kolay hesaplanabilir → TOPSIS, SAW, VIKOR
Ağırlık uzman görüşünden ya da veriden gelsin isteniyor → AHP, BWM, SWARA · Entropy, CRITIC
Kısıtlar çözümsüz çıkıyor → Kısıt yapısı (ortalama eşiği) gözden geçirilmeli
Güçlü Yanları
SIMUS'un en önemli üstünlüğü, kriterler arası ödünleşimi (trade-off) doğrudan doğrusal programlamanın kesin diliyle modellemesidir; bu, "kriter A'da kazanç için kriter B'den ne kadar ödün verildiği" sorusuna matematiksel bir zemin sağlar. Ağırlık istemediği için öznel ağırlık tartışmasını devre dışı bırakır. Ayrıca satır toplamına ek olarak ikili üstünlük sayımı sunarak sonucu birden fazla açıdan çapraz kontrol etme imkânı verir.
Zayıf Yanları
Sınırlılıkları yöntemin doğrusal programlama temelinden gelir. Birincisi, kısıtlar çok sıkıysa (örneğin çok kriterli ve az seçenekli tablolarda) doğrusal programlama problemi çözümsüz çıkabilir; bu durumda yöntem sonuç üretemez. İkincisi, sonuç seçeneklerin ölçek büyüklüğüne duyarlıdır; kriterlerin ham değerleri çok farklı büyüklüklerdeyse katılım payları beklenmedik biçimde tek bir kritere kayabilir, bu yüzden ölçeklerin karşılaştırılabilirliği önceden kontrol edilmelidir. Üçüncüsü, yöntem literatürü büyük ölçüde kurucusunun kendi yayınlarına dayanır; bağımsız araştırmacılar tarafından farklı veri kümeleriyle sınanması diğer köklü yöntemlere (TOPSIS, AHP) göre daha sınırlıdır. Dördüncüsü, altı adımlı yapısı diğer sıralama yöntemlerine göre daha karmaşıktır ve sonucun karar vericiye anlatılması daha fazla çaba ister.
Sık Yapılan Hatalar
En yaygın hata, kriterlerin ham değerlerini ölçekleri çok farklıyken doğrudan SIMUS'a vermektir; büyük ölçekli bir kriter (örneğin binler mertebesinde bir bütçe rakamı) doğrusal programlama çözümünü kendi lehine çekebilir. İkinci hata, dışarıdan bir ağırlık kümesi girip SIMUS'un bunu kullanacağını sanmaktır; yöntem ağırlıkları yok sayar. Üçüncü hata, doğrusal programlama çözümsüz çıktığında (infeasible) sonucu zorla üretmeye çalışmak yerine kısıt yapısının neden bu tabloya uymadığını sorgulamamaktır. Dördüncü hata, satır toplamı puanını yüzde gibi okuyup farklı analizler arasında karşılaştırmaktır.
Temel ilke şudur:
SIMUS'un sıralaması, kriterler arası kaynak çelişkisinin doğrusal programlamayla nasıl çözüldüğünün bir özetidir; ölçekler karşılaştırılabilir değilse ya da kısıtlar çözümsüzse sonuç güvenilir değildir.
Vakalar
Her vaka bir karar tablosuyla başlar, yöntemin bu tabloya ne yaptığını kelimeyle anlatır ve sonucun nasıl okunacağını gösterir. Birinci vaka DecisionMind'ın kendi motor koşumuyla üretilmiş öğretici bir doğrulama örneğidir. Diğer vakalar öğretici kurgudur.
1. Kamu: Üç kentsel altyapı projesi arasında seçim
Bir belediye üç altyapı projesinden birine öncelik verecektir. Üç ölçüt vardır: hizmet kapsama puanı, kalite puanı ve sürdürülebilirlik puanı; üçü de "çoğu iyi"dir. Dışarıdan ağırlık verilmemiştir; SIMUS her kriteri sırayla hedef alarak kendi payını türetecektir.
| Proje | Kapsama | Kalite | Sürdürülebilirlik |
|---|---|---|---|
| A1 | 8 | 7 | 6 |
| A2 | 7 | 9 | 8 |
| A3 | 6 | 8 | 9 |
| Yön | çoğu iyi | çoğu iyi | çoğu iyi |
Yöntem sırayla her kriteri hedef alır: önce kapsamayı en iyileştirirken kalite ve sürdürülebilirliğin ortalamanın altına düşmemesini şart koşan bir doğrusal programlama problemi çözer, sonra kaliteyi, sonra sürdürülebilirliği hedef alarak aynısını tekrarlar. Üç çözümden çıkan paylar toplanır.
| Proje | Toplam pay | Sıra |
|---|---|---|
| A1 | 1,106 | 1 |
| A3 | 1,000 | 2 |
| A2 | 0,879 | 3 |
Sonuç şöyle okunur. Kapsama kriteri hedef alındığında A1 payın tamamını almıştır, çünkü kapsamada en yüksek değere (8) sahiptir ve diğer iki kriter kısıtını rahatça karşılamaktadır. Sürdürülebilirlik hedef alındığında ise payın tamamı A3'e gitmiştir. Kalite hedef alındığında A2 payın büyük bölümünü (yaklaşık yüzde 88'ini) almış, kalan küçük bir pay A1'e kalmıştır. Bu üç payın toplamı A1'i birinci sıraya taşımıştır; A1 hiçbir kriterde en yüksek puana sahip olmadığı hâlde (kalitede A2, sürdürülebilirlikte A3 daha yüksektir) kapsamadaki güçlü payı ve kalitedeki küçük payıyla toplamda öne geçmiştir.
Belediye burada tereddüt eder: A1 ile A3 arasındaki fark küçüktür (1,106'ya karşı 1,000). Kısıt yapısı gevşetilip kriterlerin ortalamanın biraz altına düşmesine izin verilseydi, kalite hedefli çözümde payların dağılımı değişebilir ve A3 öne geçebilirdi. Dördüncü bir proje eklenirse her kriter için doğrusal programlama problemi yeniden kurulur ve baştaki üçün payları da değişebilir.
Raporda: "Üç kriterin sırayla hedef alındığı doğrusal programlama çözümlerinin toplamında A1 ilk sıradadır (1,106); A3 (1,000) ile arasındaki fark küçüktür ve kısıt yapısına duyarlıdır."
Kaynak: Munier (2011), SIMUS'u bu tür bir doğrusal programlama zinciriyle tanımlar. Buradaki matris ve sayılar makalenin veya kitabın belirli bir sayfasından alınmamıştır; DecisionMind'ın kendi Python referans hesabıyla (scipy doğrusal programlama çözücüsü kullanılarak) bağımsız doğrulanmış öğretici bir örnektir.
2. Tarım: Sulama yatırımı için üç bölge arasında kaynak paylaşımı
Bir tarım kalkınma kurumu üç bölgeden birine sulama yatırımı önceliği verecektir. Üç ölçüt: sulanabilir alan büyüklüğü, beklenen verim artışı ve su kaynağının yıl boyu güvenilirliği; üçü de "çoğu iyi"dir. Bölgeler arasında bütçe paylaşılacağı için kurum, ağırlık belirlemek yerine SIMUS'un doğrusal programlama temelli pay dağılımını tercih etmiştir.
Yöntem her ölçütü sırayla hedef alıp diğer ikisinin ortalamanın altına düşmemesini şart koşan üç ayrı problemi çözer, payları toplar. Diyelim ki su güvenilirliği en yüksek olan bölge, alan ve verimde orta düzeyde kaldığı için toplam payda ikinci çıktı; alan büyüklüğünde en iyi olan bölge birinci çıktı.
Kurum burada tereddüt eder: su güvenilirliğinin iklim değişikliği nedeniyle gelecekte daha kritik hâle gelebileceği düşünülüyorsa, bu kriterin kısıt eşiği (ortalamanın altına düşmeme şartı) sıkılaştırılıp yöntem yeniden çalıştırılmalıdır; SIMUS ağırlık kabul etmediği için bu tür bir önceliklendirme ancak kısıt yapısı değiştirilerek yapılabilir.
Raporda: "Doğrusal programlama çözümlerinin toplamında alan büyüklüğü kriterinde güçlü olan bölge ilk sıradadır; su güvenilirliği kısıtı sıkılaştırılırsa sıra değişebilir."
3. Turizm: İlçe turizm master planında üç proje arasında öncelik
Bir ilçe turizm birimi üç projeden (kıyı yürüyüş yolu, tarihi merkez restorasyonu, kırsal konaklama ağı) birine bu yılki bütçeden öncelik verecektir. Üç ölçüt: beklenen ziyaretçi artışı, yerel istihdam etkisi ve uygulama süresi (kısası iyi). Birim, projeler arasında kaynak paylaşımı sorunu olduğu için SIMUS'u tercih etmiştir.
Yöntem her ölçütü hedef alıp diğerlerinin ortalamanın altına düşmemesini şart koşan üç problemi çözer. Diyelim ki uygulama süresi hedef alındığında en hızlı biten proje payın tamamını almış, ama istihdam etkisi hedef alındığında bu proje payın büyük kısmını başka bir projeye kaptırmıştır; toplamda tarihi merkez restorasyonu ilk sıraya çıkmıştır.
Birim burada tereddüt eder: kıyı yürüyüş yolu hızlı bitmesine rağmen toplam payda geride kalmıştır; bu, hız tek başına yeterli olmadığında SIMUS'un diğer kriterlerdeki zayıflığı cezalandırdığını gösterir. Meclise sunulmadan önce, süre kısıtının eşiği değiştirilirse sonucun değişip değişmediği kontrol edilmelidir.
Raporda: "Doğrusal programlama çözümlerinin toplamında tarihi merkez restorasyonu ilk sıradadır; hız avantajına rağmen kıyı yürüyüş yolu istihdam ve ziyaretçi etkisinde geride kalmıştır."
4. Yapılmaması Gereken
Birinci vakadaki üç projeye dördüncü bir proje eklenip yalnız yeni projenin puanına bakılması, ilk üçün paylarının da yeniden hesaplandığını göz ardı eder; bu yanlıştır, tüm tablo yeniden çözülmelidir. İkinci yanlış, kapsama, kalite ve sürdürülebilirlik puanlarının ölçeği birbirinden çok farklı olduğunda (diyelim ki biri binler mertebesinde bir bütçe rakamı olsaydı) bunları doğrudan SIMUS'a vermektir; büyük ölçekli kriter doğrusal programlama çözümünü kendi lehine çekebilir. Üçüncü yanlış, A1'in 1,106 payını "yüzde 111 verimlilik" diye okumaktır; bu sayı yalnız bu üç projeyi birbirine göre sıralar.
Kaynaklar
Adımların formülleri, ara tablolar ve atıf biçimleri (BibTeX, RIS, APA) için DecisionMind yöntem sayfası: decisionmind.app/library/simus
Munier, N. (2011). A Strategy for Using Multicriteria Analysis in Decision-Making: A Guide for Simple and Complex Environmental Projects. Springer, Dordrecht. DOI: 10.1007/978-94-007-1512-7
Munier, N., & Hontoria, E. (2021). Uses and Limitations of the AHP Method: A Non-Technical Approach with Real-World Applications. Springer. DOI: 10.1007/978-3-030-60392-2
Stoilova, S., & Munier, N. (2021). A novel fuzzy SIMUS multicriteria decision-making method. An application in railway passenger transport planning. Symmetry, 13(3), 483. DOI: 10.3390/sym13030483