Yöntemler · Sıralama
PSI (Preference Selection Index)
PSI, kriterlere dışarıdan ağırlık istemez. Ağırlıkları seçenekler arasındaki değer farkından kendisi türetir, sonra seçenekleri bu ağırlıklarla sıralar.
Temel yöntemin veri türü: Kesin (Classical)
Yöntem Nedir?
PSI, elinizde bir karar tablosu olduğu ama kriterlere ağırlık vermek istemediğiniz durumlarda kullanılan bir sıralama yöntemidir. Ağırlık vermek için elinizde gerekçe yoksa da aynı yöntem işinize yarar. Çıktısı her seçenek için bir tercih puanı, bu puana göre bir sıra ve ayrıca yöntemin kendi ürettiği kriter ağırlıklarıdır. Maniya ve Bhatt tarafından 2010'da, başlangıçta malzeme seçimi problemi için önerilmiştir; ağırlık belirleme aşamasını tamamen devre dışı bırakan az sayıdaki MCDM yönteminden biri olarak literatürde yer alır.
Yöntemin Felsefesi
PSI'nin arkasındaki fikir şudur: bir kriterde seçenekler birbirinden çok farklı değerler alıyorsa, o kriter zaten kendiliğinden ayırt edicidir ve fazladan ağırlığa ihtiyacı yoktur; ama bir kriterde seçenekler birbirine yakın değerler alıyorsa, bu kriter kendi başına seçenekleri ayıramaz ve toplam puana katkısı boğulabilir. PSI bunu tersine çevirir: seçenekler arasında daha AZ farklılaşan bir kriteri, toplam puanda kaybolmasın diye görece daha YÜKSEK ağırlıkla ödüllendirir. Bu, Entropy ya da CRITIC gibi "daha çok yayılan kriter daha bilgilendiricidir, daha yüksek ağırlığı hak eder" mantığının tam tersidir.
Bu fikrin bir felsefi sonucu vardır. PSI'de ağırlık, kriterin karar vericinin gözündeki önemi değildir; verinin kendi dağılım yapısının bir ürünüdür. Ağırlık isteyen yöntemlerde, örneğin TOPSIS, MAUT, RAFSI ya da RAWEC'te, ağırlık bir tercih beyanıdır ve savunulması gerekir. PSI'de ise ağırlık istatistiksel bir sonuçtur; "neden bu ağırlık" sorusunun cevabı "çünkü veri böyle dağılmış" olur. Bu cevap, karar vericinin önceliklerini değil, mevcut seçenek kümesinin yapısını yansıtır.
Yöntem Nasıl Çalışır?
Yöntem dört adımda ilerler.
Birinci adım, ölçek eşitleme (doğrusal normalizasyon). Yöntem her kriteri kendi yönüne göre normalize eder: "çoğu iyi" kriterlerde her değeri sütunun en büyüğüne böler, "azı iyi" kriterlerde sütunun en küçüğünü her değere böler. Sonuçta her sütun 0 ile 1 arasına sığar ve en iyi değer her zaman 1 olur.
İkinci adım, her kriterin kendi içindeki yayılımının ölçülmesi. Yöntem her sütunun ortalamasını alır, sonra her değerin bu ortalamadan sapmasının karesini hesaplayıp toplar. Bu toplam, seçeneklerin o kriterde birbirinden ne kadar farklılaştığını gösterir. Toplam büyükse, o kriterde seçenekler oldukça dağınık demektir.
Üçüncü adım, tercih değişim değerinin ve kendinden türeyen ağırlıkların hesaplanması. Yöntem her kriter için ikinci adımdaki yayılım ölçüsünü 1'den çıkarır; büyük yayılımlı bir kriterde bu değer küçülür, küçük yayılımlı bir kriterde büyür. Yöntem bu değerleri kendi aralarında toplayıp paya çevirir ve doğrudan kriter ağırlığı olarak kullanır. Dışarıdan hiçbir ağırlık girdisine ihtiyaç duyulmaz. DecisionMind bu adımı fail-closed çalıştırır. Değerlerden biri negatif ya da tanımsız çıkarsa ya da toplamları sıfırın altına düşerse, motor geçersiz bir ağırlık üretmek yerine hesaplamayı durdurur.
Dördüncü adım, tercih seçim indeksinin hesaplanması ve azalan sırada sıralama. Yöntem normalize edilmiş her değeri kendi kriterinin türetilmiş ağırlığıyla çarpar ve toplar; seçenekleri bu indekse göre büyükten küçüğe sıralar.
Adımların formülleri DecisionMind'daki yöntem sayfasında verilir; bu kart formül taşımaz.
Çıktı Nasıl Yorumlanır?
Tercih seçim indeksi, seçeneğin bu tablodaki diğer seçeneklere göre ne kadar tercih edilebilir olduğunu söyler; başka bir şey söylemez. 0,86 puan "yüzde 86 iyi" anlamına gelmez ve başka bir analizden gelen bir puanla karşılaştırılamaz, çünkü hem normalizasyon hem de ağırlıklar bu seçenek kümesinden türetilmiştir. Kriter ağırlıkları da aynı şekilde yalnız bu tabloya özgüdür. Bir kriter düşük ağırlık aldığında, bu kriterin karar vericinin gözünde önemsiz olduğu anlamına gelmez; seçenekler arasında az farklılaştığı anlamına gelir. Bu ayrım raporda mutlaka yapılmalıdır, aksi hâlde ağırlık düşük çıkan bir güvenlik ya da uyum kriteri yanlışlıkla "önemsiz" gibi sunulabilir.
Bu nedenle:
"PSI, kalite kriterinin önemsiz olduğunu gösterdi"
yerine:
"Bu seçenek kümesinde kalite kriterinde seçenekler birbirine yakın değerler aldığı için PSI ona görece düşük ağırlık verdi; bu, kriterin önemsizliği değil, ayırt ediciliğinin düşüklüğü anlamına gelir"
biçiminde yazmak doğrudur.
Veri Türü ve Girdiler
Klasik PSI kesin (crisp) veriyle çalışır: her hücrede tek bir sayı, boş hücre yok. Veriniz bulanık, sezgisel bulanık, nötrosofik ya da uzmanlar arası çelişkiliyse DecisionMind'da temel yöntemle birlikte dört PSI üyesi bulunur; bunlar bulanık, nötrosofik ve plithogenic uzantılardır. Bu sayıya MPSI (Modified PSI) dahil değildir. MPSI ağırlık üretmez; nesnel ağırlıklandırma gibi farklı bir amaca hizmet eden, PSI'nin değişik bir sürümüdür.
Elinizde şunlar olmalı: satırlarda seçenekler, sütunlarda kriterler, her hücrede bir sayı; her kriter için "çoğu mu iyi, azı mı iyi" bilgisi. PSI ağırlık istemez, kendisi üretir; bu yüzden AHP, BWM, SWARA gibi öznel ağırlıklandırma adımına ya da Entropy, CRITIC gibi ayrı bir nesnel ağırlıklandırma adımına gerek yoktur. En az iki seçenek ve iki kriter gerekir; üç ile on iki kriter arası rahat çalışır. Maliyet kriterlerinde sıfır değer kabul edilmez, sıfıra bölme riski taşır; fayda kriterlerinde sıfır yalnız sütun en büyüğü pozitifse tanımlıdır.
Ne Zaman Kullanılır, Ne Zaman Kullanılmaz?
Kriterlere gerekçeli bir ağırlık vermek için ne uzman görüşünüz ne de yeterli veri geçmişiniz varsa PSI uygun bir seçimdir. Bunun için seçenekler arasındaki mevcut dağılımı bir öncelik sinyali olarak kabul etmeniz gerekir. Tipik alanları malzeme ve süreç parametresi seçimi, hızlı ön değerlendirmeler ve ağırlık tartışmasının zaman kaybettirdiği durumlardır.
Kullanılmaması gereken iki durum vardır. Birincisi, kriterlerin önemi karar vericide zaten netse ve bu önem veriye değil karar vericinin değerlerine dayanıyorsa PSI uygun değildir. PSI bu tercihi görmezden gelir ve veriden türeyen bir ağırlık dayatır. İkincisi, düşük yayılımlı bir kriter aslında kritik bir eşik ya da uyum kriteriyse (örneğin bir güvenlik standardı) PSI yine uygun değildir. PSI bu kriterin düşük yayılımını "az önemli" değil "yüksek ağırlık" olarak okur; karar vericinin gerçek önceliği farklıysa sonuç yanlış yorumlanabilir.
Ağırlık için uzman ya da veri geçmişi yok, hızlı nesnel ağırlık isteniyor → PSI
Ağırlık, karar vericinin bilinen önceliklerini yansıtmalı → AHP, BWM, SWARA (öznel)
Ağırlık nesnel ama "daha çok yayılan kriter daha bilgilendiricidir" mantığı isteniyor → Entropy, CRITIC
Bir kriterde taviz yok, eşik altı elenmeli → önce eleme, sonra sıralama
Ağırlıklar zaten belli, yalnız sıralama gerekiyor → TOPSIS, VIKOR, SAW
Güçlü Yanları
PSI'nin en önemli üstünlüğü, ağırlık belirleme sürecini tamamen ortadan kaldırmasıdır. Uzman görüşü toplamaya, ikili karşılaştırmaya ya da ayrı bir nesnel ağırlıklandırma adımına gerek kalmaz; yöntem tek bir hesap zincirinde hem ağırlığı hem sırayı üretir. Hesap yükü küçüktür ve her adım tablo üzerinde izlenebilir. Ağırlık tartışması karar vericiler arasında anlaşmazlığa yol açtığında ya da zaman kısıtı ağır bastığında, PSI hızlı ön değerlendirmelerde pratik bir çözüm sunar (Attri ve Grover, 2015).
Zayıf Yanları
Sınırlılıkları ağırlık üretme mekanizmasından doğar. Birincisi, ağırlıklar karar vericinin tercihini değil verinin dağılımını yansıtır. Kritik ama düşük yayılımlı bir kriter yanlışlıkla göreli yüksek ağırlık alabilir; örneğin tüm seçeneklerin zaten karşıladığı bir güvenlik eşiği böyledir. Oysa karar vericinin gözünde bu kriter zaten "geçti/kaldı" tipinde bir eşiktir, ayırt edici olması beklenmez. İkincisi, ağırlıklar seçenek kümesine bağımlıdır; bir seçenek eklenip çıkarıldığında yalnız sıralama değil ağırlıkların kendisi de değişir, bu da sonucun tekrarlanabilirliğini zorlaştırır. Üçüncüsü, yöntemden farklı bir "değiştirilmiş PSI" (MPSI) türetilmiştir. Bu, PSI'nin özgün ağırlıklandırma mantığının literatürde hâlâ tartışıldığını ve geliştirilmeye açık olduğunu gösterir (Demir, 2026). Dördüncüsü, PSI de TOPSIS gibi tam telafi varsayımını kullanır: bir kriterdeki zayıflık başka bir kriterle örtülebilir.
Sık Yapılan Hatalar
En yaygın hata, PSI'nin ürettiği düşük ağırlığı "bu kriter önemsiz" diye yorumlamaktır; düşük ağırlık yalnız o kriterde seçeneklerin birbirine yakın olduğunu gösterir. İkinci hata, ağırlıkların karar vericinin önceliklerini yansıtması gereken durumlarda PSI kullanmaktır. Örneğin üst yönetim açıkça bir kriteri önceliyorsa, PSI değil öznel bir ağırlıklandırma yöntemi gerekir. Üçüncü hata, seçenek kümesi değiştikten sonra eski ağırlıkları yeni tabloya taşımaktır; PSI'de ağırlıklar tabloyla birlikte yeniden hesaplanmalıdır. Dördüncü hata, maliyet kriterinde sıfır değer varken hesaba devam etmektir. Bu sıfıra bölme riski taşır; motor böyle durumda fail-closed durmalıdır. Beşinci hata, tercih puanını yüzde ya da olasılık gibi okumak ve farklı analizlerin puanlarını karşılaştırmaktır.
Temel ilke şudur:
PSI'nin ağırlıkları karar vericinin önceliklerini değil, mevcut seçenek kümesinde verinin nasıl dağıldığını özetler; seçenek kümesi ya da verinin kendisi tartışmalıysa ağırlıklar da tartışmalıdır ve rapor bunu göstermelidir.
Vakalar
Her vaka bir karar tablosuyla başlar, yöntemin bu tabloya ne yaptığını kelimeyle anlatır ve çıkan ağırlıkların/sıranın nasıl okunacağını gösterir. Birinci vaka DecisionMind'ın doğrulama örneğidir; sayılar manifestten alınmıştır. Diğer vakalar öğretici kurgudur.
1. Öğretici örnek: Üç seçenek, üç kriter (DecisionMind doğrulama örneği)
Bu örnek bir literatür vakası değildir. Yöntemin adımlarını elle izlenebilir kılmak için kurulmuş, dışarıdan ağırlık gerektirmeyen küçük bir tablodur. Üç seçenek üç kriterde değerlendirilmiştir; ilk iki kriter "çoğu iyi", üçüncüsü "azı iyi"dir.
| Seçenek | C1 | C2 | C3 (maliyet) |
|---|---|---|---|
| A1 | 3 | 5 | 4 |
| A2 | 5 | 3 | 2 |
| A3 | 4 | 4 | 3 |
| Yön | çoğu iyi | çoğu iyi | azı iyi |
Yöntem önce her sütunu kendi en iyisine göre normalize eder. C1 ve C2 sütunları aynı üç değeri (0,6-1,0-0,8 biçiminde) farklı sırada taşır, bu yüzden ikisinin de yayılımı birbirine eşit çıkar. C3 (çevrilmiş hâliyle 0,5-1,0-0,667) biraz daha fazla yayılmıştır. Yöntem bu yayılımları tersine çevirip ağırlığa dönüştürür.
| Kriter | Yayılım (kareli sapmalar toplamı) | Türetilmiş ağırlık |
|---|---|---|
| C1 | 0,080 | 0,339 |
| C2 | 0,080 | 0,339 |
| C3 | 0,130 | 0,321 |
C1 ve C2'nin yayılımı daha az olduğu için PSI onlara göreli olarak biraz daha yüksek ağırlık verir (0,339). C3'ün yayılımı daha büyük olduğu için ağırlığı biraz daha düşük çıkar (0,321). Fark küçüktür, çünkü üç kriterin yayılımı birbirine yakındır. Yöntem bu ağırlıklarla normalize edilmiş değerleri çarpıp toplar.
| Seçenek | Tercih seçim indeksi | Sıra |
|---|---|---|
| A2 | 0,864 | 1 |
| A3 | 0,757 | 2 |
| A1 | 0,704 | 3 |
Sonuç şöyle okunur. A2 birincidir çünkü C1'de en iyi ve C3'te (maliyette) en düşük değere sahiptir; bu iki kriterin ağırlıkları toplamda C2'ninkinden fazladır. A1 sonuncudur çünkü yalnız C2'de en iyidir. Üç kriterin ağırlığı birbirine çok yakın çıktığı için (0,339-0,339-0,321) bu örnekte PSI'nin sıralaması, kabaca eşit ağırlıklı bir toplamla üretilecek sıralamaya yakındır.
Karar verici burada tereddüt eder: PSI'nin ürettiği ağırlıklar bu üç seçenekten türemiştir. Tabloya dördüncü bir seçenek eklenip C3'teki fark büyütülseydi, örneğin çok daha ucuz ya da çok daha pahalı bir seçenek girseydi, C3'ün yayılımı büyür, ağırlığı düşer ve sıralama etkilenebilirdi. Bu, PSI'de ağırlığın seçenek kümesine ne kadar bağımlı olduğunu gösterir; sonradan seçenek eklenip çıkarılırsa ağırlıklar da yeniden hesaplanmalıdır.
Raporda: "Kriter ağırlıkları, bu üç seçenek arasındaki değer farklılığından PSI ile türetilmiştir (C1: 0,339, C2: 0,339, C3: 0,321); en yüksek tercih seçim indeksine sahip A2 (0,864), C1 ve maliyet kriterlerindeki üstünlüğü nedeniyle birinci sıradadır."
Kaynak: Bu örnek DecisionMind'ın PSI motorunun doğrulama örneğidir; Maniya ve Bhatt (2010)'un makalesindeki gerçek malzeme seçimi verisi değildir, öğretici amaçla elle hesaplanabilir biçimde kurgulanmıştır.
2. Lojistik: Bir dağıtım şirketinin depo otomasyon sistemi seçimi
Bir dağıtım şirketi, yeni deposu için üç otomasyon sistemi teklifinden birini seçecektir. Dört kriter belirlenmiştir: saatlik paketleme kapasitesi, kurulum süresi, enerji tüketimi ve arıza sıklığı. Kapasite "çoğu iyi", diğer üçü "azı iyi"dir. Şirketin kriterlere ağırlık vermek için ne yeterli uzman görüşü ne de geçmiş verisi vardır. Bu yüzden ağırlıkları doğrudan verinin kendisinden türetmeye karar vermiştir.
Yöntem dört teklifi normalize eder, her kriterdeki yayılımı ölçer ve buna göre ağırlık üretir. Diyelim ki arıza sıklığı kriterinde üç teklif de birbirine çok yakın değerler verdi; hepsi düşük ve birbirine benzer bir arıza oranına sahipti. Kapasite kriterinde ise teklifler arasında büyük fark vardı. PSI bu durumda arıza sıklığına göreli yüksek, kapasiteye göreli düşük ağırlık verir. En yüksek kapasiteye sahip teklif, kapasitedeki mutlak fark büyük olduğu için yine de birinci çıkabilir.
Şirket burada tereddüt eder: arıza sıklığı yüksek ağırlık aldı diye şirketin bu kriteri en önemli saydığı anlamına gelmez. Tam tersine, tüm teklifler bu kriterde zaten birbirine yakındır; PSI bu "az farklılaşan ama tabloda kaybolmasın istenen" kriteri öne çıkarır. Şirket bu ayrımı anlamadan raporu okursa "arıza sıklığı en önemli kriter" gibi yanlış bir sonuç çıkarabilir.
Raporda: "Kriter ağırlıkları PSI ile veriden türetilmiştir; arıza sıklığının göreli yüksek ağırlığı, teklifler arasında bu kriterde az fark bulunmasından kaynaklanmaktadır, şirketin bu kriteri en öncelikli görmesinden değil."
3. Kamu: Bir belediyenin geri dönüşüm tesisi teknolojisi seçimi
Bir belediye, katı atık geri dönüşüm tesisi için üç teknolojiden birini seçecektir. Üç kriter belirlenmiştir: yıllık işlenebilir atık kapasitesi, işletme maliyeti ve geri kazanım oranı. Maliyet "azı iyi", diğer ikisi "çoğu iyi"dir. Teknik komisyon kriterlere farklı bir önem sırası önermiştir, ama meclis üyeleri bu sırada anlaşamamıştır. Meclis bu yüzden tarafsız bir başlangıç noktası olarak PSI'nin ürettiği ağırlıkları kullanmaya karar vermiştir.
Yöntem üç teknolojiyi normalize eder, yayılımları ölçer. Diyelim ki geri kazanım oranında teknolojiler arasında büyük fark varken, maliyette teknolojiler birbirine yakın çıktı; PSI geri kazanıma göreli düşük, maliyete göreli yüksek ağırlık verdi. Sonuç, en yüksek geri kazanım oranına sahip teknolojiyi yine de birinci sıraya koyabilir, çünkü mutlak fark büyüktür.
Meclis burada tereddüt eder: PSI'nin "tarafsız" sunulan ağırlıkları aslında meclisin hiçbir üyesinin savunmadığı bir önceliklendirmeyi (maliyete göreli yüksek ağırlık) örtük biçimde dayatmış olabilir. Bu yüzden "ağırlıksız karar" ile "veri güdümlü ağırlık" arasındaki fark meclise açıkça anlatılmalıdır.
Raporda: "Ağırlıklar, üyeler arasında öncelik konusunda anlaşma sağlanamadığı için PSI ile veriden türetilmiştir; bu, meclisin bir önceliklendirmesi değil, mevcut üç teknoloji arasındaki değer farklılığının bir yansımasıdır."
4. Yapılmaması Gereken
Aynı üç-seçenek tablosunda C3 (maliyet) "çoğu iyi" işaretlenseydi en pahalı seçenek olan A2 bu kriterde de avantajlı sayılır ve sıra anlamsızlaşırdı. İkinci yanlış, C1 ve C2'nin ağırlığı C3'ten yüksek çıktığında bunu "şirket bu iki kriteri daha önemli buluyor" diye raporlamaktır. Ağırlıklar şirketin tercihini değil, üç seçenek arasındaki mevcut dağılımı yansıtır. Üçüncü yanlış, A2'nin 0,864 puanını "yüzde 86 uygun" diye sunmaktır; puan yalnız bu üç seçeneği birbirine göre sıralar.
Uzantılar: farklı veri türleri için
PSI yönteminin kütüphanede 3 uzantısı var. Aynı karar mantığı, farklı veri türü: veriniz kesin sayı değilse ilgili veri türü kartını okuyun, sonra o türdeki üyeyi açın.
Kaynaklar
Adımların formülleri, ara tabloları ve atıf biçimleri için DecisionMind yöntem sayfası: decisionmind.app/library/psi
Maniya, K., & Bhatt, M. G. (2010). A selection of material using a novel type decision-making method: Preference selection index method. Materials & Design, 31(4), 1785–1789. DOI: 10.1016/j.matdes.2009.11.020
Attri, R., & Grover, S. (2015). Application of preference selection index method for decision making over the design stage of production system life cycle. Journal of King Saud University - Engineering Sciences, 27(2), 207–216. DOI: 10.1016/j.jksues.2013.06.003
Demir, G. (2026). MPSI: Modified preference selection index for multi-attribute decision-making. In Encyclopedia of Multi-Attribute Decision Making (MADM) (pp. 713–722). Elsevier. DOI: 10.1016/b978-0-443-33275-3.00057-9
Obeidat, M. S., Al Sliti, H., & Obeidat, A. (2025). The Preference Selection Index (PSI) in Multi-Criteria Decision-Making: A Systematic and Critical Review of Applications, Integrations, and Future Directions. Mathematical and Computational Applications, 30(6), 124. DOI: 10.3390/mca30060124